<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0">
<channel>
	<title>www.rekor.azbuz.com</title>
	<link>http://rekor.azbuz.com</link>
	<description>www.rekor.azbuz.com</description>
	<language>tr</language>
	<docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
	<lastBuildDate>17 Mar 2007 11:45:40 GMT</lastBuildDate> 
<image>
  <title>www.rekor.azbuz.com</title> 
  <link>http://rekor.azbuz.com</link> 
  <url>http://s.azbuz.com/images/RSSlogo.gif</url> 
  <width>117</width> 
  <height>35</height>
  </image>
	
	
	
	<item>
		<title>(&#246;zCan)</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000001752379</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td><img src="http://s.azbuz.com/uploads/images/17/52/5000000001752379.gif" align='right' border='0'> <p><b><i><font style="BACKGROUND-COLOR: #000000" color="#3333ff">Canım DedikLerim Canımı aLdı GönüL Sarayamı Yıkıp GittiLer UmutSuz Yaşantım onLarda kaLdı ßeni ßugünümden Dünden EttiLer...CanLarı Sağ oLsun...!!</font></i></b></p><p><b><i><u><font style="BACKGROUND-COLOR: #000000" color="#ff0000">&#3672;&#1769;¤&#1756;&#1763;&#3672;&#1769;&#2972;&#3672;&#3672; Şair Bensem&nbsp; Şiirim Sensin Deli Bensem Zincirim Sensin Sarhoş Bensem Şarabım Sensin&nbsp; Aşık Bensem&nbsp; Aşkım Sensin&nbsp;&nbsp;&#3672;&#1769;¤&#1756;&#1763;&#3672;&#1769;&#2972;&#3672;&#3672;&nbsp;&nbsp; </font></u></i></b></p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>10 Apr 2007 21:39:53 GMT</pubDate>
		<guid>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000001752379</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>M.Kemal ATAT&#220;RK  Hayat&#305; </title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002893419</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <span>Gençlik yılları (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1881" target="_blank" class="pageLinks">1881</a> - <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1905" target="_blank" class="pageLinks">1905</a>)</span> <br><br><p>Mustafa Kemal Atatürk, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1881" target="_blank" class="pageLinks">1881</a> tarihinde <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Selanik" target="_blank" class="pageLinks">Selanik</a>, Kasımiye Mahallesi, Islahhane Caddesi'nde bugün müze olan evde doğdu. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1839" target="_blank" class="pageLinks">1839</a> doğumlu olan babası <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ali_R%C4%B1za_Efendi" target="_blank" class="pageLinks">Ali Rıza Efendi</a> aslen <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Manast%C4%B1r" target="_blank" class="pageLinks">Manastır</a>'a bağlı <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Debre-i_B%C3%A2l%C3%A2_/A%C5%9Fa%C4%9F%C4%B1_Debre" target="_blank" class="pageLinks">Debre-i Bâlâ /Aşağı Debre</a>'dendir. Milis subaylığı, evkaf katipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1871" target="_blank" class="pageLinks">1871</a> yılında <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Z%C3%BCbeyde_Han%C4%B1m" target="_blank" class="pageLinks">Zübeyde Hanım</a>'la evlendi. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1857" target="_blank" class="pageLinks">1857</a> doğumlu olan Zübeyde Hanım, Sarıgüllü Hacı Sofu ailesinden Varyemezoğlu İbrahim Feyzullah Efendi'nin kızı olup aslen <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Vodina" target="_blank" class="pageLinks">Vodina</a>'ya bağlı <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sar%C4%B1g%C3%B6l" target="_blank" class="pageLinks">Sarıgöl</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Bucak" target="_blank" class="pageLinks">bucağındandır</a>.</p><p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Z%C3%BCbeyde_Han%C4%B1m" target="_blank" class="pageLinks">Zübeyde Hanım</a> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ali_R%C4%B1za_Efendi" target="_blank" class="pageLinks">Ali Rıza Efendi</a>'nin altı çocukları oldu: Fatma (1871/72-1875), Ahmet (1874-1883), Ömer (1875-1883), Mustafa (Kemal Atatürk) (1881-1938), Makbule (Boysan, Atadan) (1885-1956) ve Naciye (1889-1901). Atatürk'ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü. Kardeşlerinden Fatma dört, Ahmet dokuz, Ömer sekiz yaşlarında o senelerde salgın olan kuşpalazı (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Difteri" target="_blank" class="pageLinks">difteri</a>) hastalığından çocuk yaşlarında öldüler. En küçük kardeşi Naciye Mustafa Kemal Harp Okulu'nu bitirdiği sene, oniki yaşındayken verem hastalığına yakalanıp hayatını kaybetti. Kardeşlerinden sadece <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Makbule_Atadan" target="_blank" class="pageLinks">Makbule</a> Hanım <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1956" target="_blank" class="pageLinks">1956</a> yılına kadar yaşadı.</p><p>Mustafa, öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde öğrenime başladı; sonra babasının isteğiyle <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Mektebi_%C5%9Eemsi_%C4%B0btidai&amp;action=edit" target="_blank" class="pageLinks">Mektebi Şemsi İbtidai</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eemsi_Efendi_Mektebi" target="_blank" class="pageLinks">Şemsi Efendi Mektebi</a>'ne geçti. Bu sırada babasını kaybetti (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1888" target="_blank" class="pageLinks">1888</a>). Bir süre Rapla Çiftliği'nde Hüseyin dayısının yanında kaldıktan sonra Selanik'e dönüp okulunu bitirdi. Bu arada Zübeyde Hanım, Selanik'te gümrük memuru olan Ragıp Bey ile evlendi. Şimdi müze olan Koca Kasım Paşa Mahallesi Islahhane Caddesi'ndeki ev, bu Ragıp Bey'in evidir. Ali Rıza Bey ile birlikte ailesi Ahmed Sübaşı Mahallesin'deki Sanayi Mektebi karşısındaki evde oturmuşlardı. <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Selanik_M%C3%BClkiye_R%C3%BC%C5%9Ftiyesi&amp;action=edit" target="_blank" class="pageLinks">Selanik Mülkiye Rüştiyesi</a>'ne kaydoldu. Kısa bir süre sonra <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1893" target="_blank" class="pageLinks">1893</a> yılında <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Askeri_R%C3%BC%C5%9Ftiye&amp;action=edit" target="_blank" class="pageLinks">Askeri Rüştiye</a>'ye girdi. Bu okulda Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına "Kemal" i ilave etti. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1896" target="_blank" class="pageLinks">1896</a>-<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1899" target="_blank" class="pageLinks">1899</a> yıllarında <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Manast%C4%B1r_Askeri_%C4%B0dadisi" target="_blank" class="pageLinks">Manastır Askeri İdadisi</a>'ni bitirip, İstanbul'da <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Harbiye-i_%C5%9Eahane" target="_blank" class="pageLinks">Harbiye-i Şahane</a>'de öğrenime başladı. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1902" target="_blank" class="pageLinks">1902</a> yılında mülazim (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Te%C4%9Fmen" target="_blank" class="pageLinks">teğmen</a>) rütbesiyle mezun oldu, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Harp_Akademisi" target="_blank" class="pageLinks">Harp Akademisi</a>'ne devam etti. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/11_Ocak" target="_blank" class="pageLinks">11 Ocak</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1905" target="_blank" class="pageLinks">1905</a>'te yüzbaşı rütbesiyle akademiyi tamamladı.</p><p><a href="" target="_blank" class="pageLinks"></a></p><h3><span>Olgunlaşma dönemi (1905 - 1911)</span> </h3><p>1905-1907 yılları arasında <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eam" target="_blank" class="pageLinks">Şam</a>'da 5. Ordu emrinde görev yaptı. 1907'de <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kola%C4%9Fas%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">Kolağası</a> (Kıdemli Yüzbaşı) oldu. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Manast%C4%B1r" target="_blank" class="pageLinks">Manastır</a>'a III. Ordu'ya atandı. 19 Nisan 1909'da <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul" target="_blank" class="pageLinks">İstanbul</a>'a giren <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Hareket_Ordusu" target="_blank" class="pageLinks">Hareket Ordusu</a>'nda Kurmay Başkanı olarak görev aldı. 1910 yılında <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Fransa" target="_blank" class="pageLinks">Fransa</a>'ya gönderildi. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Picardie_Manevralar%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">Picardie Manevraları</a>'na katıldı. 1911 yılında İstanbul'da Genelkurmay Başkanlığı emrinde çalışmaya başladı.</p><div style="CLEAR: right; FLOAT: right"></div><p><a href="" target="_blank" class="pageLinks"></a></p><h3><span>Yöneticilik yılları (1911 - 1919)</span> </h3><p>1911 yılında İtalyanların <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Trablusgarp" target="_blank" class="pageLinks">Trablusgarp</a>'a hücumu ile başlayan <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Trablusgarp_Sava%C5%9F%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">Trablusgarp Savaşı</a>'nda, Mustafa Kemal bir grup arkadaşıyla birlikte Tobruk ve Derne bölgesinde görev aldı. 22 Aralık 1911'de İtalyanlara karşı <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Tobruk_Sava%C5%9F%C4%B1&amp;action=edit" target="_blank" class="pageLinks">Tobruk Savaşı</a>'nı kazandı. 6 Mart 1912'de Derne Komutanlığına getirildi.</p><div style="CLEAR: right; FLOAT: right"></div><p>Ekim 1912'de <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Balkan_Sava%C5%9F%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">Balkan Savaşı</a> başlayınca Mustafa Kemal <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Gelibolu" target="_blank" class="pageLinks">Gelibolu</a> ve Bolayır'daki birliklerle savaşa katıldı. Dimetoka ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Edirne" target="_blank" class="pageLinks">Edirne</a>'nin geri alınışında önemli hizmetleri görüldü. 1913 yılında <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sofya" target="_blank" class="pageLinks">Sofya</a> Ateşemiliterliğine atandı. Bu görevde iken 1914 yılında <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Yarbay" target="_blank" class="pageLinks">yarbaylığa</a> yükseldi. Hayatının ilk aşk ilişkisini de burada, bir Bulgar kızı ile yaşadı. Ateşemiliterlik görevi Ocak 1915'te sona erdi. Bu sırada <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/I._D%C3%BCnya_Sava%C5%9F%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">I. Dünya Savaşı</a> başlamış, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl%C4%B1_Devleti" target="_blank" class="pageLinks">Osmanlı Devleti</a> de savaşa girmek zorunda kalmıştı. Mustafa Kemal 19. Tümen'i kurmak üzere <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tekirda%C4%9F" target="_blank" class="pageLinks">Tekirdağ</a>'da görevlendirildi.</p><p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1914" target="_blank" class="pageLinks">1914</a> yılında başlayan <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1._D%C3%BCnya_Sava%C5%9F%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">1. Dünya Savaşı</a>'nda, Mustafa Kemal <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87anakkale" target="_blank" class="pageLinks">Çanakkale</a>'de bir Türk savaş kahramanı oldu ve "<i>Çanakkale geçilmez!</i>" sözü burada doğdu. 18 Mart 1915'te <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87anakkale_Bo%C4%9Faz%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">Çanakkale Boğazı</a>'nı geçmeye kalkan <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0ngiliz" target="_blank" class="pageLinks">İngiliz</a> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Frans%C4%B1z" target="_blank" class="pageLinks">Fransız</a> donanması ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası'na asker çıkarmaya karar verdiler. 25 Nisan 1915'te <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Ar%C4%B1burnu&amp;action=edit" target="_blank" class="pageLinks">Arıburnu</a>'na çıkan düşman kuvvetlerini, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Liman_Von_Sanders" target="_blank" class="pageLinks">Liman Von Sanders</a> yönetiminde Mustafa Kemal'in komuta ettiği 19. Tümen, <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Conkbay%C4%B1r%C4%B1&amp;action=edit" target="_blank" class="pageLinks">Conkbayırı</a>'nda durdurdu. Mustafa Kemal, bu başarı üzerine <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Albay" target="_blank" class="pageLinks">albaylığa</a> yükseldi. İngilizler 6-7 Ağustos 1915'te Arıburnu'nda tekrar taarruza geçti. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 Ağustos'ta <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Anafartalar_Zaferi" target="_blank" class="pageLinks">Anafartalar Zaferi</a>'ni kazandı. Bu zaferi 17 Ağustos'ta Kireçtepe ve 21 Ağustos'ta <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/II._Anafartalar_Zaferi" target="_blank" class="pageLinks">II. Anafartalar Zaferi</a> takip etti. Çanakkale Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin verdiği kayıplar üzerinde hem fikir olunamamışsa da, Osmanlı büyük kayıplar vererek saldırıyı püskürtmüştür.</p><div><div style="WIDTH: 182px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Atam%C4%B1z16.jpg" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/2/26/Atam%C4%B1z16.jpg/180px-Atam%C4%B1z16.jpg" ></a> <div><div style="FLOAT: right"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Atam%C4%B1z16.jpg" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://tr.wikipedia.org/skins-1.5/common/images/magnify-clip.png" ></a></div>Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı yıllarında.</div></div></div><p>Mustafa Kemal Çanakkale Savaşları'dan sonra 1916'da <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Edirne" target="_blank" class="pageLinks">Edirne</a> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Diyarbak%C4%B1r" target="_blank" class="pageLinks">Diyarbakır</a>'da görev aldı. 1 Nisan 1916'da <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCmgeneral" target="_blank" class="pageLinks">tümgeneralliğe</a> yükseldi. Rus kuvvetleriyle savaşarak <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mu%C5%9F" target="_blank" class="pageLinks">Muş</a> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Bitlis" target="_blank" class="pageLinks">Bitlis</a>'in geri alınmasını sağladı. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eam" target="_blank" class="pageLinks">Şam</a> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Halep" target="_blank" class="pageLinks">Halep</a>'teki kısa süreli görevlerinden sonra 1917'de İstanbul'a geldi. Veliaht Vahidettin Efendi'yle Almanya'ya giderek cephede incelemelerde bulundu. Bu seyahatten sonra hastalandı. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Viyana" target="_blank" class="pageLinks">Viyana</a>'ya ve Karisbad'a giderek tedavi oldu. 15 Ağustos 1918'de <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Halep" target="_blank" class="pageLinks">Halep</a>'e 7. Ordu Komutanı olarak döndü. Bu cephede <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0ngiliz" target="_blank" class="pageLinks">İngiliz</a> kuvvetlerine karşı başarılı savunma savaşları yaptı. Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından bir gün sonra, 31 Ekim 1918'de Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığı'na getirildi. Daha sonra bu ordunun kaldırılması üzerine 13 Kasım 1918'de İstanbul'a gelip Harbiye Nezâreti'nde (Bakanlığında) göreve başladı.</p><p><a href="" target="_blank" class="pageLinks"></a></p><h3><span>Kurtuluş Savaşı dönemi (1919 - 1923)</span> </h3><i>Bu dönemin genel durumu için:</i> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kurtulu%C5%9F_Sava%C5%9F%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">Kurtuluş Savaşı</a> <div style="CLEAR: right; FLOAT: right"></div><div><div style="WIDTH: 202px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Ataturk_Time.JPG" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/f/f7/Ataturk_Time.JPG/200px-Ataturk_Time.JPG" ></a> <div><div style="FLOAT: right"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Ataturk_Time.JPG" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://tr.wikipedia.org/skins-1.5/common/images/magnify-clip.png" ></a></div>24 Mart 1923 tarihli Time dergisinin kapağı</div></div></div><div><div style="WIDTH: 202px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Atat%C3%BCrk_time2.jpg" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/c/c5/Atat%C3%BCrk_time2.jpg/200px-Atat%C3%BCrk_time2.jpg" ></a> <div><div style="FLOAT: right"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Atat%C3%BCrk_time2.jpg" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://tr.wikipedia.org/skins-1.5/common/images/magnify-clip.png" ></a></div>21 Şubat 1927 tarihli Time dergisinin kapağı</div></div></div><p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mondros_M%C3%BCtarekesi" target="_blank" class="pageLinks">Mondros Mütarekesi</a>'nden sonra İtilaf Devletleri'nin Anadolu'yu işgale başlamaları üzerine, Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi olarak <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/19_May%C4%B1s" target="_blank" class="pageLinks">19 Mayıs</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1919" target="_blank" class="pageLinks">1919</a>'da <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mustafa_Kemal_Atat%C3%BCrk%27%C3%BCn_Samsun%27a_%C3%A7%C4%B1kmas%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">Samsun'a çıktı</a>. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/22_Haziran" target="_blank" class="pageLinks">22 Haziran</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1919" target="_blank" class="pageLinks">1919</a>'da <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Amasya" target="_blank" class="pageLinks">Amasya</a>'da yayımladığı genelgeyle "Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını" ilan edip <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Erzurum_Kongresi" target="_blank" class="pageLinks">Erzurum Kongresi</a> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sivas_Kongresi" target="_blank" class="pageLinks">Sivas Kongresi</a>'ni toplantıya çağırdı. 23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında toplanan Kongre oncesi, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Erzurum" target="_blank" class="pageLinks">Erzurum</a>'da Osmanli ordusundan istifa etti ve kendisine ilk nufus kaydini ve nufus cuzdani'ni verecek olan Erzurum'un manevi hemşehrisi secilerek Kuva-yi Milliye lideri oldu. 4 - 11 Eylül 1919 tarihleri arasında da Sivas Kongresi'ni toplayarak vatanın kurtuluşu için izlenecek yolun belirlenmesini sağladı. 27 Aralık 1919'da Ankara'da heyecanla karşılandı. 23 Nisan 1920'de <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye_B%C3%BCy%C3%BCk_Millet_Meclisi" target="_blank" class="pageLinks">Türkiye Büyük Millet Meclisi</a>'nin açılmasıyla ulusal kuvvetlerin tek merkezde toplanması ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması yolunda önemli bir adım atılmış oldu. Meclis ve Hükümet Başkanlığına, Erzurum Milletvekili olan Mustafa Kemal seçildi. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye_B%C3%BCy%C3%BCk_Millet_Meclisi" target="_blank" class="pageLinks">Türkiye Büyük Millet Meclisi</a>, Kurtuluş Savaşı'nın başarıyla sonuçlanması için gerekli yasaları kabul edip uygulamaya başladı.</p><p>Türk kurtuluş mücadelesi 15 Mayıs 1919'da Yunanlıların İzmir'i işgali sırasında <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Hasan_Tahsin" target="_blank" class="pageLinks">Hasan Tahsin</a> tarafından düşmana ilk kurşunun atılmasıyla başladı. 10 Ağustos 1920 tarihinde <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sevr_Antla%C5%9Fmas%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">Sevr Antlaşması</a>'nı imzalayarak aralarında Osmanlı İmparatorluğu'nu paylaşan I. Dünya Savaşı'nın galip devletlerine karşı önce Kuvâ-yi Milliye adı verilen milis kuvvetleriyle savaşıldı. Fakat işgalci emperyalist devletlere karşı başarılı bir mücadele için düzenli bir ordu şarttı. Türkiye Büyük Millet Meclisi düzenli orduyu kurdu, Kuvâ-yi Milliye-ordu bütünleşmesini sağlayarak savaşı zaferle sonuçlandırdı.</p><p>Mustafa Kemal yönetimindeki Türk Ulusal <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kurtulu%C5%9F_Sava%C5%9F%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">Kurtuluş Savaşı</a>'nın önemli aşamaları şunlardır:</p><ul><li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sar%C4%B1kam%C4%B1%C5%9F" target="_blank" class="pageLinks">Sarıkamış</a> (20 Eylül 1920), <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kars" target="_blank" class="pageLinks">Kars</a> (30 Ekim 1920) ve Gümrü'nün (7 Kasım 1920) kurtarılışı <li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87ukurova" target="_blank" class="pageLinks">Çukurova</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Gaziantep" target="_blank" class="pageLinks">Gaziantep</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kahramanmara%C5%9F" target="_blank" class="pageLinks">Kahramanmaraş</a> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eanl%C4%B1urfa" target="_blank" class="pageLinks">Şanlıurfa</a> savunmaları (1919- 1921) <li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/I._%C4%B0n%C3%B6n%C3%BC_Zaferi" target="_blank" class="pageLinks">I. İnönü Zaferi</a> (6 - 10 Ocak 1921) <li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/II._%C4%B0n%C3%B6n%C3%BC_Zaferi" target="_blank" class="pageLinks">II. İnönü Zaferi</a> (23 Mart - 1 Nisan 1921) <li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%BCtahya-Eski%C5%9Fehir_Muharebeleri" target="_blank" class="pageLinks">Kütahya-Eskişehir Muharebeleri</a> (10 - 24 Temmuz 1921) <li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sakarya_Zaferi" target="_blank" class="pageLinks">Sakarya Zaferi</a> (23 Ağustos - 13 Eylül 1921) <li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/B%C3%BCy%C3%BCk_Taarruz" target="_blank" class="pageLinks">Büyük Taarruz</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ba%C5%9Fkomutanl%C4%B1k_Meydan_Muharebesi" target="_blank" class="pageLinks">Başkomutanlık Meydan Muharebesi</a> ve Takip Harekatı (26 Ağustos - 9 Eylül 1922) </li></ul><p>Sakarya Zaferi'nden sonra 19 Eylül 1921'de Türkiye Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal'e <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mare%C5%9Fal" target="_blank" class="pageLinks">Mareşal</a> rütbesi ve Gazi unvanını verdi. Kurtuluş Savaşı, 24 Temmuz 1923'te <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0svi%C3%A7re" target="_blank" class="pageLinks">İsviçre</a>'nin <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Lozan" target="_blank" class="pageLinks">Lozan</a> kentinde imzalanan <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Lozan_Antla%C5%9Fmas%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">Lozan Antlaşması</a>'yla sonuçlandı. Bu anlaşma ile <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sevr_Antla%C5%9Fmas%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">Sevr Antlaşması</a> yürürlükten kalkmış, Türkiye Cumhuriyet'i Lozan Anlatlaşması temelleri üzerine kurulmuştur.</p><p>23 Nisan 1920'de Ankara'da TBMM'nin açılmasıyla <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye_Cumhuriyeti" target="_blank" class="pageLinks">Türkiye Cumhuriyeti</a>'nin kuruluşu müjdelenmişti. Meclisin Türk Kurtuluş Savaşı'nı başarıyla yönetmesi, yeni Türk devletinin kuruluşunu hızlandırdı. 1 Kasım 1922'de <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Hilafet" target="_blank" class="pageLinks">hilafet</a> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Saltanat&amp;action=edit" target="_blank" class="pageLinks">saltanat</a> birbirinden ayrıldı, önce saltanat ve daha sonra da hilafet (3 Mart 1924) kaldırıldı. Böylece Osmanlı hanedanının yönetimden bağları koparıldı.Gazi Eylül 1923'te başlattığı kurtuluş mücadelesini siyasi harekete dönüştürdü ve <i>Halk Fırkası</i>nı kurdu.( sonradan adı <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Cumhuriyet_Halk_Partisi" target="_blank" class="pageLinks">Cumhuriyet Halk Partisi</a> ) 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet (halk egemenliği) idaresi kabul edildi, Atatürk oybirliğiyle ilk cumhurbaşkanı seçildi. 30 Ekim 1923 günü <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0smet_%C4%B0n%C3%B6n%C3%BC" target="_blank" class="pageLinks">İsmet İnönü</a> tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk hükümeti kuruldu.</p><p><a href="" target="_blank" class="pageLinks"></a></p><h3><span>Cumhurbaşkanlık yılları (1923-1938)</span></h3><p>Atatürk, 24 Nisan 1920 ve 13 Ağustos 1923 tarihlerinde TBMM Başkanlığına seçildi. Bu başkanlık görevi, devlet-hükümet başkanlığı düzeyindeydi. 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet ilan edildi ve Atatürk ilk cumhurbaşkanı seçildi. Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. 1927, 1931, 1935 yıllarında TBMM Atatürk'ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti.</p><div><div style="WIDTH: 182px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Mkemal.jpg" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/a/a3/Mkemal.jpg/180px-Mkemal.jpg" ></a> <div><div style="FLOAT: right"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Mkemal.jpg" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://tr.wikipedia.org/skins-1.5/common/images/magnify-clip.png" ></a></div>Atatürk</div></div></div><p>Atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde denetledi. İlgililere aksayan yönlerle ilgili talimatlar verdi. Yurt dışına hiçbir resmi ziyaret için çıkmamakla birlikte, Cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye'yi ziyaret eden yabancı ülke devlet başkanlarını, başbakanlarını, bakanlarını ve komutanlarını ağırladı.</p><p>15-20 Ekim 1927 arasında Kurtuluş Savaşı'nı ve Cumhuriyet'in kuruluşunu anlatan büyük <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Nutuk" target="_blank" class="pageLinks">Nutuk</a>'unu (Söylev), 29 Ekim 1933 tarihinde de <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Atat%C3%BCrk%27%C3%BCn_Onuncu_Y%C4%B1l_Nutku" target="_blank" class="pageLinks">Onuncu Yıl Nutku</a>'nu okudu. Nutuk, hem Kurtuluş Savaşı'nın hesabını veren, bir diğer deyişle ulusal mücadelenin kimlere karşı niçin ve nasıl verildiğini anlatan, hem de mücadelenin Cumhuriyet kurulduktan sonraki safhasında yapılması gerekenler ve yapılacak olanlar konusunda önemli bilgiler içeren değerli ve önemli bir konuşmadır.</p><p>Atatürk özel yaşamında sadelik içinde yaşadı. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/29_Ocak" target="_blank" class="pageLinks">29 Ocak</a> 1923'te <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Latife_U%C5%9Fakl%C4%B1gil" target="_blank" class="pageLinks">Latife Hanım</a>'la evlendi. Birçok yurt gezisine birlikte çıktılar. Bu evlilik 5 Ağustos 1925 tarihine dek sürdü.</p><p><a href="http://tr.wikisource.org/wiki/Kemal_%C3%B6z_adl%C4%B1_cumhurreisimize_verilen_soyad%C4%B1_hakk%C4%B1nda_kanun" target="_blank" class="pageLinks">2587 sayılı kanunla 24.11.1934 tarihinde</a> Mustafa Kemal'e Atatürk soyadı verilmiştir.</p><p>"Yurtta Barış, Dünyada Barış" sözünü söyleyebilecek kadar yüce olan Atatürk, 1930'lu yıllarda eski Yunan başbakanı <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Venizelos" target="_blank" class="pageLinks">Venizelos</a> tarafından <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Nobel_Bar%C4%B1%C5%9F_%C3%96d%C3%BCl%C3%BC" target="_blank" class="pageLinks">Nobel Barış Ödülü</a>'ne aday gösterilmiştir. Fakat bu nedense nobel jürisinin dikkatini çekmemiştir...</p><p>1937 yılında çiftliklerini hazineye, bir kısım taşınmazlarını da Ankara ve Bursa Belediyelerine bağışladı. Mirasından kızkardeşine, manevi evlatlarına, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk_Dil_Kurumu" target="_blank" class="pageLinks">Türk Dil Kurumu</a> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk_Tarih_Kurumu" target="_blank" class="pageLinks">Türk Tarih Kurumu</a>'na pay ayırdı. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Atat%C3%BCrk" target="_blank" class="pageLinks">Atatürk</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/10_Kas%C4%B1m" target="_blank" class="pageLinks">10 Kasım</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1938" target="_blank" class="pageLinks">1938</a> saat 9:05'te, yakalandığı <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Siroz" target="_blank" class="pageLinks">siroz</a> hastalığından kurtulamayarak <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul" target="_blank" class="pageLinks">İstanbul</a>'da <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dolmabah%C3%A7e_Saray%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">Dolmabahçe Sarayı</a>'nda hayata gözlerini yumdu. Cenazesi <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/21_Kas%C4%B1m" target="_blank" class="pageLinks">21 Kasım</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1938" target="_blank" class="pageLinks">1938</a> günü törenle geçici istirahatgâhı olan <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ankara_Etnografya_M%C3%BCzesi" target="_blank" class="pageLinks">Ankara Etnografya Müzesi</a>'ne defnedildi. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/An%C4%B1tkabir" target="_blank" class="pageLinks">Anıtkabir</a> yapıldıktan sonra nâaşı görkemli bir törenle <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/10_Kas%C4%B1m" target="_blank" class="pageLinks">10 Kasım</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1953" target="_blank" class="pageLinks">1953</a> günü ebedi istirahatgâhına gömüldü.</p><p><a href="" target="_blank" class="pageLinks"></a></p><h2><span>Kişiliği</span> </h2><div><div style="WIDTH: 182px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Sabihagokcen.jpg" target="_blank" class="pageLinks"><font size="1"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/7/70/Sabihagokcen.jpg/180px-Sabihagokcen.jpg" ></font></a> <div><div style="FLOAT: right"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Sabihagokcen.jpg" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://tr.wikipedia.org/skins-1.5/common/images/magnify-clip.png" ></a></div>Atatürk ve Sabiha Gökçen</div></div></div><p>Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi çok severdi. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Zeybek_%28oyun%29" target="_blank" class="pageLinks">Zeybek</a> oyunlarına, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%BCre%C5%9F" target="_blank" class="pageLinks">güreşe</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Rumeli" target="_blank" class="pageLinks">Rumeli</a> türkülerine büyük ilgisi vardı. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tavla" target="_blank" class="pageLinks">Tavla</a> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Bilardo" target="_blank" class="pageLinks">bilardo</a> oynamaktan büyük keyif alırdı. Sakarya adlı atına ve köpeği Fox'a çok değer verirdi. Zengin bir kitaplık oluşturmuştu. Akşam yemeklerine devlet adamlarını, sanatçıları ve bilim adamlarını davet eder, ülkenin sorunlarını tartışırdı. Temiz ve düzenli giyinmeye özen gösterirdi. Doğayı çok severdi. Sık sık <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Atat%C3%BCrk_Orman_%C3%87iftli%C4%9Fi" target="_blank" class="pageLinks">Atatürk Orman Çiftliği</a>'ne gider, modern tarıma geçiş yolunda yürütülen çalışmalara bizzat katılırdı. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Frans%C4%B1zca" target="_blank" class="pageLinks">Fransızca</a> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Almanca" target="_blank" class="pageLinks">Almanca</a> biliyordu.</p><p>Özel hayatında büyük bir sadelik içinde yaşayan Atatürk çocukları çok severdi. Zorlu savaş yıllarında bile çocuklarlarla yakından ilgilenmiş; birçok çocuğun hamiliğini üstlenmiş, birçoğunu da manevi evlat olarak kendine seçmişti. Atatürk'ün manevi evlatları, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Afet_%C4%B0nan" target="_blank" class="pageLinks">Afet İnan</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sabiha_G%C3%B6k%C3%A7en" target="_blank" class="pageLinks">Sabiha Gökçen</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%9Clk%C3%BC_Adatepe" target="_blank" class="pageLinks">Ülkü Adatepe</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Nebile_Han%C4%B1m&amp;action=edit" target="_blank" class="pageLinks">Nebile Hanım</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Rukiye_Erkin&amp;action=edit" target="_blank" class="pageLinks">Rukiye Erkin</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Zehra_Aylin&amp;action=edit" target="_blank" class="pageLinks">Zehra Aylin</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mustafa" target="_blank" class="pageLinks">Mustafa</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Abdurrahim_Tuncak&amp;action=edit" target="_blank" class="pageLinks">Abdurrahim Tuncak</a>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0hsan" target="_blank" class="pageLinks">İhsan</a>'dır. İzmir zaferinde Yunan bayrağını yerden alması bilinen bir olaydır.</p><p>Soyadı kanunu ile birlikte ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/TBMM" target="_blank" class="pageLinks">TBMM</a> tarafından çıkarılan <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/24_Kas%C4%B1m" target="_blank" class="pageLinks">24 Kasım</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1934" target="_blank" class="pageLinks">1934</a> tarihli ve 2587 sayılı kanun<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Atat%C3%BCrk#_note-0" target="_blank" class="pageLinks">[1]</a> ile ile kendisine "Türklerin <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ata" target="_blank" class="pageLinks">Atası</a>" anlamına gelen Atatürk ismi verilmiştir (24 Kasım 1934).</p><p><a href="" target="_blank" class="pageLinks"></a></p><h2><span>İnkılapları</span> </h2><p><span style="FONT-SIZE: 150%"><b><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Atat%C3%BCrk_%C4%B0nk%C4%B1laplar%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">Atatürk İnkılapları</a></b></span><br></p><div><div><span><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Kemal_Ataturk_hat.png" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/0/09/Kemal_Ataturk_hat.png/120px-Kemal_Ataturk_hat.png" ></a></span></div></div><br><b>Siyasal inkılaplar</b><p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Saltanat%C4%B1n_Kald%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">Saltanatın Kaldırılması</a><br><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Cumhuriyetin_%C4%B0lan%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">Cumhuriyetin İlanı</a><br><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Halifeli%C4%9Fin_Kald%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">Halifeliğin Kaldırılması</a></p><b>Toplumsal inkılaplar</b><p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Atat%C3%BCrk_Devrimleri_A%C3%A7%C4%B1s%C4%B1ndan_T%C3%BCrk_Kad%C4%B1n%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">Kadınların Seçme ve Seçilme Hakkı</a><br><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eapka_Kanunu" target="_blank" class="pageLinks">Şapka Kanunu</a><br><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tekke%2C_Z%C3%A2viye_ve_T%C3%BCrbelerin_Kapat%C4%B1lmas%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">Tekke, Zâviye ve Türbelerin Kapatılması</a><br><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Soyad%C4%B1_Kanunu" target="_blank" class="pageLinks">Soyadı Kanunu</a><br><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/L%C3%A2kap_ve_Unvanlar%C4%B1n_Kald%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">Lâkap ve Unvanların Kaldırılması</a><br><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Uluslararas%C4%B1_%C3%96l%C3%A7%C3%BClerin_Kabul%C3%BC" target="_blank" class="pageLinks">Uluslararası Ölçülerin Kabulü</a></p><b>Eğitim ve kültür alanındaki inkılaplar</b><p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tevhid-i_Tedrisat_Kanunu" target="_blank" class="pageLinks">Öğretimin Birleştirilmesi</a><br><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Harf_Devrimi" target="_blank" class="pageLinks">Harf Devrimi</a><br><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%B6y_Enstit%C3%BCleri" target="_blank" class="pageLinks">Köy Enstitüleri</a><br><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk_Dil_Kurumu" target="_blank" class="pageLinks">Türk Dil</a> ve <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk_Tarih_Kurumu" target="_blank" class="pageLinks">Türk Tarih Kurumlarının Kurulması</a><br><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=%C3%9Cniversite_%C3%96%C4%9Freniminin_D%C3%BCzenlenmesi&amp;action=edit" target="_blank" class="pageLinks">Üniversite Öğreniminin Düzenlenmesi</a><br><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=G%C3%BCzel_Sanatlarda_Yenilikler&amp;action=edit" target="_blank" class="pageLinks">Güzel Sanatlarda Yenilikler</a></p><b>Ekonomik inkılaplar</b><p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/A%C5%9Far%C4%B1n_Kald%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">Aşarın Kaldırılması</a><br><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=%C3%87ift%C3%A7inin_%C3%96zendirilmesi&amp;action=edit" target="_blank" class="pageLinks">Çiftçinin Özendirilmesi</a><br><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Toprak_Reformu" target="_blank" class="pageLinks">Toprak Reformu</a><br><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Atat%C3%BCrk_Orman_%C3%87iftli%C4%9Fi" target="_blank" class="pageLinks">Örnek Çiftliklerin Kurulması</a><br><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sanayi_Te%C5%9Fvik_Kanunu" target="_blank" class="pageLinks">Sanayi Teşvik Kanunu</a><br><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/I._ve_II._Kalk%C4%B1nma_Planlar%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">I. ve II. Kalkınma Planları</a><br></p><b>Hukuki inkılaplar</b><p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mecellenin_Kald%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">Mecellenin Kaldırılması</a><br><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Medeni_Kanun" target="_blank" class="pageLinks">Medeni Kanun</a></p><div><i>Ana madde: <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Atat%C3%BCrk_%C4%B0nk%C4%B1laplar%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">Atatürk İnkılapları</a></i></div><p>Atatürk, kendi deyişiyle Türkiye'yi "Çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarmak" amacıyla bir dizi inkılap yapımında öncü rol oynadı. Bu değişiklikler köklü oluşları ve eski sistemi düzenlemektense yerine yenisini getirmeleri nedeniyle <i>reform</i> değil, <i>inkılap</i> olarak bizzat kendisi tarafından adlandırılmışlar ve genelde <i><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Atat%C3%BCrk_%C4%B0nk%C4%B1laplar%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">Atatürk İnkılapları</a></i> olarak anılmışlardır. Her ne kadar devrimleri olarakda anılsa da devrim kavramı ihtilal kavramının eş anlamlısı olduğundan ve kanla gerçekleşeği için Atatürk ihtilal gibi negatif bir kavram yerine değişim anlamına inkılap kavramını seçmiştir. Bu yapılanlar beş ana başlık altında toplanabilir:</p><p><a href="" target="_blank" class="pageLinks"></a></p><h3><span>Atatürk'ün yenilikleri, inkılapları</span> </h3><p>Soyadı kanunu konulması, saltanatın kaldırılıp cumhuriyeti getirmesi, kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesi, padişah yönetimi yerine halkın kendi kendine yönetmesi, Türk alfabesinin getirilmesi, Türk Medeni Kanunu kurulması, Cumhuriyetin kurulması, Şapka ve kıyafet devriminin yapılması,</p><p><a href="" target="_blank" class="pageLinks"></a></p><h3><span>Siyasal alandaki inkılaplar</span> </h3><div><div style="WIDTH: 142px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Ataturk_Alfabe.gif" target="_blank" class="pageLinks"><font size="1"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/d/dd/Ataturk_Alfabe.gif/140px-Ataturk_Alfabe.gif" ></font></a> <div><div style="FLOAT: right"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Ataturk_Alfabe.gif" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://tr.wikipedia.org/skins-1.5/common/images/magnify-clip.png" ></a></div>Atatürk <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Latin_alfabesi" target="_blank" class="pageLinks">Latin alfabesini</a> tanıtıyor, Sivas, 20 Eylül 1928.</div></div></div><p>Cumhuriyetin İlanı, milletin yönetilme şeklinin belirlenmiş olduğu, Atatürk'ün siyasi devrimlerinden bir tanesidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) 25 Ekim 1923'te ortaya çıkan kabine bunalımı sonucunda, bu yönetim şeklinin kusurları daha net ortaya çıkmış ve 29 Ekim'de Anayasanın ilgili maddeleri değiştirilerek, ülkenin yönetim şekli cumhuriyet olarak belirlenmiştir.</p><p>Saltanatın Kaldırılması, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 1 Kasım 1922'de çıkarılan bir yasa ile Osmanlı Hanedanının Türk toplumu üzerindeki otoritesinin yıkılması ve monarşinin kaldırılmasıdır. Bu Türk toplumunun demokratikleşmesi yolundaki önemli dönemeçlerden biridir. Atatürk Devrimleri arasında ilk uygulamaya konulanıdır.</p><p>Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924), son olarak Osmanlı Hanedanı elinde bulunan halifelik sıfatının, Türkiye Cumhuriyeti tarafından kaldırılması olayıdır. Devletin laikleştirilmesi yolunda yapılmış siyasi bir devrimdir.</p><p><a href="" target="_blank" class="pageLinks"></a></p><h3><span>Toplumsal alandaki inkılaplar</span></h3><ul><li>Kadınlara ve erkeklerle eşit haklar verilmesi (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1926" target="_blank" class="pageLinks">1926</a>-<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1934" target="_blank" class="pageLinks">1934</a>) <li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eapka_Kanunu" target="_blank" class="pageLinks">Şapka ve kıyafet devrimi</a> (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/25_Kas%C4%B1m" target="_blank" class="pageLinks">25 Kasım</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1925" target="_blank" class="pageLinks">1925</a>) <li>Tekkelerin, zâviyelerin ve türbelerin kapatılması (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/30_Kas%C4%B1m" target="_blank" class="pageLinks">30 Kasım</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1925" target="_blank" class="pageLinks">1925</a>) <li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Soyad%C4%B1_Kanunu" target="_blank" class="pageLinks">Soyadı Kanunu</a> (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/21_Haziran" target="_blank" class="pageLinks">21 Haziran</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1934" target="_blank" class="pageLinks">1934</a>) <li>Lâkapların ve unvanların kaldırılması (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/26_Kas%C4%B1m" target="_blank" class="pageLinks">26 Kasım</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1934" target="_blank" class="pageLinks">1934</a>) <li>Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerinin kabulü (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1925" target="_blank" class="pageLinks">1925</a>-<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1931" target="_blank" class="pageLinks">1931</a>) </li></ul><p><a href="" target="_blank" class="pageLinks"></a></p><h3><span>Hukuk alanındaki inkılaplar</span> </h3><ul><li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mecelle" target="_blank" class="pageLinks">Mecellenin</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mecellenin_Kald%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1" target="_blank" class="pageLinks">kaldırılması</a> (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1924" target="_blank" class="pageLinks">1924</a>-<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1937" target="_blank" class="pageLinks">1937</a>) </li></ul><p><a href="" target="_blank" class="pageLinks"></a></p><h3><span>Eğitim ve kültür alanındaki devrimler</span> </h3><ul><li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tevhid-i_Tedrisat_Kanunu" target="_blank" class="pageLinks">Öğretimin Birleştirilmesi Yasası</a> (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tevhid-i_Tedrisat_Kanunu" target="_blank" class="pageLinks">Tevhid-i Tedrisat Kanunu</a>) (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/3_Mart" target="_blank" class="pageLinks">3 Mart</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1924" target="_blank" class="pageLinks">1924</a>) <li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk_alfabesi" target="_blank" class="pageLinks">Yeni Türk harflerinin</a> kabulü (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1_Kas%C4%B1m" target="_blank" class="pageLinks">1 Kasım</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1928" target="_blank" class="pageLinks">1928</a>) <li>Türk <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk_Dil_Kurumu" target="_blank" class="pageLinks">Dil</a> ve Tarih Kurumlarının kurulması (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1931" target="_blank" class="pageLinks">1931</a>-<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1932" target="_blank" class="pageLinks">1932</a>) <li>Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/31_May%C4%B1s" target="_blank" class="pageLinks">31 Mayıs</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1933" target="_blank" class="pageLinks">1933</a>) <li>Güzel sanatlarda yenilikler </li></ul><p><a href="" target="_blank" class="pageLinks"></a></p><h2><span>Eserleri</span> </h2><ul><li>Tâbiye Meselesinin Halli ve Emirlerin Sureti Tahririne Dair Nesayih <li>Takımın Muharebe Talimi (Almanca'dan çeviri - 1908) <li>Cumalı Ordugâhı - Süvari: Bölük, Alay, Liva Talim ve Manevraları (1909) <li>Tâbiye ve Tatbikat Seyahati (1911) <li>Bölüğün Muharebe Talimi (Almanca'dan çeviri - 1912) <li>Zabit ve Kumandan ile Hasbihal (1918) <li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Nutuk" target="_blank" class="pageLinks">Nutuk</a> (1927) <li>Vatandaş İçin Medeni Bilgiler (1930) <li>Geometri (1937) </li></ul><p>Atatürk'ün ayrıca, 1915-1918 yılları arasında Anafartalar, Doğu Cephesi ve Karlsbad'daki hatıralarını yazdığı günlükleri de bulunmaktadır. Bunlardan <i>Anafartalar Muharebatı'na Ait Tarihçe</i>, <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk_Tarih_Kurumu" target="_blank" class="pageLinks">Türk Tarih Kurumu</a> tarafından kitap olarak basılmıştır. Bununla birlikte 1908-1938 yılları arasında Mustafa Kemal'in imza attığı, yazdığı, söylediği,kişisel notları dahil her şeyin toplandığı <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Atat%C3%BCrk%27%C3%BCn_B%C3%BCt%C3%BCn_Eserleri&amp;action=edit" target="_blank" class="pageLinks">Atatürk'ün Bütün Eserleri</a> adlı bir ansiklopedi de Kaynak Yayınları tarafından hazırlanmaktadır.</p><p><a href="" target="_blank" class="pageLinks"></a></p><h2><span>Fotoğraflar</span> </h2><div style="WIDTH: 150px"><div style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 13px; WIDTH: 150px; PADDING-TOP: 13px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Mustafa_Kemal_Ataturk_before_adressing_the_Turkish_Parliament.gif" target="_blank" class="pageLinks"><font size="1"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/a/a2/Mustafa_Kemal_Ataturk_before_adressing_the_Turkish_Parliament.gif/84px-Mustafa_Kemal_Ataturk_before_adressing_the_Turkish_Parliament.gif" ></font></a></div><div><p>TBMM'de</p><p><br></p></div></div><div style="WIDTH: 150px"><div style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 13px; WIDTH: 150px; PADDING-TOP: 13px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Atat%C3%BCrk1.jpg" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/6/6d/Atat%C3%BCrk1.jpg/93px-Atat%C3%BCrk1.jpg" ></a></div><div><p>Fötr şapkalı Atatürk</p><p><br></p></div></div><div style="WIDTH: 150px"><div style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 13px; WIDTH: 150px; PADDING-TOP: 13px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Atat%C3%BCrk%2CIstanbul.jpg" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/2/23/Atat%C3%BCrk%2CIstanbul.jpg/94px-Atat%C3%BCrk%2CIstanbul.jpg" ></a></div><div><p>Haydarpaşa Garı, İstanbul</p><p><br></p></div></div><div style="WIDTH: 150px"><div style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 30px; WIDTH: 150px; PADDING-TOP: 30px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Ata%27n%C4%B1n_Cenazesi.png" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/6/6a/Ata%27n%C4%B1n_Cenazesi.png/120px-Ata%27n%C4%B1n_Cenazesi.png" ></a></div><div><p>Cenazesi</p><p><br></p></div></div><div style="WIDTH: 150px"><div style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 25px; WIDTH: 150px; PADDING-TOP: 25px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:E%C4%9Fitim.jpg" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/5/59/E%C4%9Fitim.jpg/120px-E%C4%9Fitim.jpg" ></a></div><div><p>Öğrencilerle birlikte ders dinlerken</p><p><br></p></div></div><div style="WIDTH: 150px"><div style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 13px; WIDTH: 150px; PADDING-TOP: 13px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Atat%C3%BCrk%2CKocatepe.jpg" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/d/d3/Atat%C3%BCrk%2CKocatepe.jpg/86px-Atat%C3%BCrk%2CKocatepe.jpg" ></a></div><div><p>Ordu denetiminde, Ankara yakınları</p><p><br></p></div></div><div style="WIDTH: 150px"><div style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 31px; WIDTH: 150px; PADDING-TOP: 31px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Atat%C3%BCrk%2CSakarya1.jpg" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/f/f1/Atat%C3%BCrk%2CSakarya1.jpg/120px-Atat%C3%BCrk%2CSakarya1.jpg" ></a></div><div><p>Sakarya Meydan Muharebesi'nde</p><p><br></p></div></div><div style="WIDTH: 150px"><div style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 13px; WIDTH: 150px; PADDING-TOP: 13px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:10y%C4%B1l.jpg" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/7/7f/10y%C4%B1l.jpg/93px-10y%C4%B1l.jpg" ></a></div><div><p>29 Ekim 1933, Nutuk'u okurken, Ankara</p><p><br></p></div></div><div style="WIDTH: 150px"><div style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 13px; WIDTH: 150px; PADDING-TOP: 13px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Ata.jpg" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/7/73/Ata.jpg/86px-Ata.jpg" ></a></div><div><p>Atatürk</p><p><br></p></div></div><div style="WIDTH: 150px"><div style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 13px; WIDTH: 150px; PADDING-TOP: 13px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:MustafaKemalAtaturk1907.jpg" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/8/86/MustafaKemalAtaturk1907.jpg/86px-MustafaKemalAtaturk1907.jpg" ></a></div><div><p>Atatürk,1907</p><p><br></p></div></div><div style="WIDTH: 150px"><div style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 31px; WIDTH: 150px; PADDING-TOP: 31px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:AtaturkAtBall1929.jpg" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/6/69/AtaturkAtBall1929.jpg/120px-AtaturkAtBall1929.jpg" ></a></div><div><p>Atatürk <a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Hariciye_K%C3%B6%C5%9Fk%C3%BC&amp;action=edit" target="_blank" class="pageLinks">Hariciye Köşkünde</a> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1929" target="_blank" class="pageLinks">1929</a></p><p><br></p></div></div><div style="WIDTH: 150px"><div style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 13px; WIDTH: 150px; PADDING-TOP: 13px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:LatifeUsakligil_MustafaKemalAtaturk.gif" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/f/f5/LatifeUsakligil_MustafaKemalAtaturk.gif/82px-LatifeUsakligil_MustafaKemalAtaturk.gif" ></a></div><div><p>Latife Uşaklıgil ile</p><p><br></p></div></div><div style="WIDTH: 150px"><div style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 13px; WIDTH: 150px; PADDING-TOP: 13px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Ataturk29.JPG" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/d/de/Ataturk29.JPG/89px-Ataturk29.JPG" ></a></div><div><p>5 Ağustos 1921</p><p><br></p></div></div><div style="WIDTH: 150px"><div style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 13px; WIDTH: 150px; PADDING-TOP: 13px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Ataturk25.JPG" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/a/a5/Ataturk25.JPG/88px-Ataturk25.JPG" ></a></div><div><p>İsmet İnönü'yle,1920</p><p><br></p></div></div><div style="WIDTH: 150px"><div style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 15px; WIDTH: 150px; PADDING-TOP: 15px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:AtaturkAndIsmetInonuAugust1922.jpg" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/b/b9/AtaturkAndIsmetInonuAugust1922.jpg/120px-AtaturkAndIsmetInonuAugust1922.jpg" ></a></div><div><p>İsmet İnönü'yle,1922</p><p><br></p></div></div><div style="WIDTH: 150px"><div style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 13px; WIDTH: 150px; PADDING-TOP: 13px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Ataturk.jpg" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/1/1e/Ataturk.jpg/89px-Ataturk.jpg" ></a></div><div><p>Atatürk</p><p><br></p></div></div><div style="WIDTH: 150px"><div style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 13px; WIDTH: 150px; PADDING-TOP: 13px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:352-1-.jpg" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/e/ea/352-1-.jpg/99px-352-1-.jpg" ></a></div><div><p>Atatürk</p><p><br></p></div></div><div style="WIDTH: 150px"><div style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 13px; WIDTH: 150px; PADDING-TOP: 13px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Ataturk5.JPG" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/3/32/Ataturk5.JPG/88px-Ataturk5.JPG" ></a></div><div><p>Trablusgarp savaşında</p><p><br></p></div></div><div style="WIDTH: 150px"><div style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 13px; WIDTH: 150px; PADDING-TOP: 13px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Ataturk20.JPG" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/9/93/Ataturk20.JPG/88px-Ataturk20.JPG" ></a></div><div><p>1918,Halep</p><p><br></p></div></div><div style="WIDTH: 150px"><div style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 13px; WIDTH: 150px; PADDING-TOP: 13px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Ataturk22.JPG" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/a/a8/Ataturk22.JPG/87px-Ataturk22.JPG" ></a></div><div><p>Rauf Orbay ile</p><p><br></p></div></div><div style="WIDTH: 150px"><div style="PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 39px; WIDTH: 150px; PADDING-TOP: 39px"><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Ataturk333.jpg" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/b/b5/Ataturk333.jpg/120px-Ataturk333.jpg" ></a></div><div><p>Atatürk Askerî ziyarette</p><p><br></p></div></div></li> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>27 Jun 2007 03:00:18 GMT</pubDate>
		<guid>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002893419</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>&#304;Stiklal Mar&#351;&#305;</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002893409</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <font face="Book Antiqua" color="#ff0000"><br><font size="4">Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;<br>Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.<br>O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;<br>O benimdir, o benim milletimindir ancak.<br><br>Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!<br>Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?<br>Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl<br>Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!<br><br>Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.<br>Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!<br>Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.<br>Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.<br><br>Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar,<br>Benim îman dolu göğsüm gibi serhaddim var.<br>Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,<br>"Medeniyyet!" dediğin tek dişi kalmış canavar?<br><br>Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.<br>Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.<br>Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın<br>Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.<br><br>Bastığın yerleri "toprak!" diyerek geçme, tanı:<br>Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.<br>Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:<br>Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.<br><br>Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?<br>Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!<br>Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hüdâ,<br>Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.<br><br>Ruhumun senden, İlâhi, şudur ancak emeli:<br>Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli.<br>Bu ezanlar - ki şahâdetleri dinin temeli -<br>Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.<br><br>O zaman vecd ile bin secde eder - varsa - taşım,<br>Her cerîhamdan, İlâhi, boşanıp kanlı yaşım,<br>Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım;<br>O zaman yükselerek arşa değer belki başım.<br><br>Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!<br>Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.<br>Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:<br>Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;<br>Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!<br><br>Mehmet Akif Ersoy</font></font><br> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>27 Jun 2007 02:54:00 GMT</pubDate>
		<guid>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002893409</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>&#350;ehitLer  &#214;lmez Biz Ya&#351;att&#305;&#287;&#305;m&#305;z S&#252;rece</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002893327</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <br><br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;===&gt;{dinle}&nbsp;&nbsp;&nbsp;<a href="http://www.sehitlerolmez.com/animasyon.php?ani=4" target="_blank" class="pageLinks">http://www.sehitlerolmez.com/animasyon.php?ani=4</a>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;{dinle} &lt;=== 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>27 Jun 2007 02:52:36 GMT</pubDate>
		<guid>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002893327</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>&#304;lk T&#252;rk Hacker </title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002893347</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <div><b>O* Türkiye&#8217;nin ilk hacker&#8217;ı. En karmaşık sistemlere rahatça giriyor. Çıkarken de imzasını atıyor: TAMER ŞAHİN<br><br>Adı: Tamer Şahin<br>Doğum yılı: 1981<br>Mesleği: Sistem güvenliği uzmanı<br>Hobisi: Hackerlık<br>Eğitimi: İzmir <span><font color="#3366ff">Atatürk</font></span> Ticaret Lisesi mezunu<br>Bildiği diller: İnternet İngilizcesi<br>Kazancı: İş başına 3500 dolar yani 4 milyar 7250 milyon lira<br>Hack&#8217;lediği yerler: Superonline* Osmanlı Bankası* Comtax ve devlet adına ünlü bir tarikatın sitesi.<br><br><img src="http://www.hafif.org/imaj/sirkupu/54047.jpg" ><br><br>Osmanlı Bankası&#8217;nı hack ederek adını duyuran Tamer Şahin&#8217;le* İzmir&#8217;de görüştük.<br>Üstünde pijamasıyla sabahlara kadar internette gezerek* büyük holdinglerin bilgisayar sitelerindeki güvenlik açıklarını bulan Şahin&#8217;in potansiyelini* her parlak zekayı olduğu gibi* yine Amerikalılar kaptı.<br>Şahin* Amerika&#8217;dan gelen iş teklifini kabul ettiğini* yaklaşık dört ay sonra sistem güvenliği uzmanı olarak çalışmak üzere bu ülkeye gideceğini söyledi. Şahin* Türkiye&#8217;den Amerika&#8217;nın New Jersey eyaletine taşınacak olan ABD&#8217;lilerin satın aldığı Agis firması ile beraber çalışacak.<br>Şahin* normalde büyük firmaların bilgisayar sistemlerini güvenlik açıklarını bulmak için anlaşmalı olarak hack ediyor. Güvenlik açıklarını firmaya bildiren Şahin* yaptığı iş başına 3500 dolar alıyor.<br><br>12 YAŞINDA BAŞLADI<br>Bilgisayarla ilk defa 12 yaşında tanıştığını söyleyen Şahin* &#8220;İnternet* Türkiye&#8217;ye geldiğinde sürekli sörf yapmaya başladım. Sabahlara kadar yurt dışındaki sitelere bağlanıyordum. Sonra* bazı bilgisayar programlarının amaç dışı (hack) kullanılabileceğini öğrendim" diye konuştu.<br>Bu sırada 1997 yılında mezun olduğu İzmir <span><font color="#3366ff">Atatürk</font></span> Ticaret Lisesi&#8217;ndeki öğretmenleri onun taşıdığı potansiyelin farkına varmış olacaklar ki* bilgisayar dersi öğretmenleri dersi onun anlatmasına izin veriyordu.<br><br>HACK YÜZÜNDEN KOVULDU<br>İzmir&#8217;deki bilgisayar firmaları da Şahin&#8217;in farkına vardı. Lise bittikten sonra bir firmada düzenli olarak çalışmaya başlayan Şahin* üniversiteyi bir türlü kazanamadı. Zaten* lisede de pek parlak bir öğrenci değildi. Şahin* bu sırada ilk ciddi &#8216;hack&#8217; denemesini gerçekleştirdi:<br>&#8220;Superonline o dönemler Türkiye&#8217;nin en büyüğüydü. Sistemlerine girdim ve kullanıcı şifrelerini aldım. Dayanamayıp imzamı da bıraktım. Benim yaptığım anlaşıldığında o zaman çalıştığım firma beni işten çıkardı. Ama elimdeki güç çok hoşuma gitmişti. Hackleyebildiğim heryeri hack etmeye başladım. Sabahlara kadar üstümde pijamamla büyük şirketlerle uğraştım. Doktoralı* milyarlarca lira maaş alan adamları kızdırmak hoşuma gidiyordu."<br><br>MİCROSOFT İÇİN SEMİNER<br>Şahin&#8217;in adı sanal alemde yayıldı ve Microsoft&#8217;tan seminer vermesi için teklif aldı. Şahin bundan sonraki gelişmeleri şöyle anlatıyor:<br>&#8220;Microsoft için sistem güvenliği üzerine İstanbul&#8217;da bir seminer verdim. Orada sistemlerine imzamı bıraktığım için kim olduğumu bilen bazı kurbanlarımla tanıştım. Bir tanesi beni tebrik etti. Sonra bu işi para için yapma fikri doğdu. Çok sayıda firmanın sistemlerini hack ederek* aldığım kritik bilgilerin kopyalarını onlara eposta ile yolladım. Çoğu benimle çalışmaya karar verdi. Tarifem iş başına 3500 dolar. Bunu bir yıldır yapıyorum. Müşterilerimin çoğu finans şirketleri. Osmanlı olayından sonra aldığım bilgileri internette yayımlamayacağıma ve basına vermeyeceğime dair belge imzalamamı isteyen e - postalar aldım."<br>Kendisinde çok sayıda firmaya ait kritik bilginin bulunduğunu iddia eden Şahin* &#8220;Bu bilgileri ne yapacağı" sorusuna şu yanıtı verdi:<br>&#8220;Bir gün hayattan ümidimi kesersem bu bilgileri internette yayımlayacağım. Amacım Türkiye&#8217;de sistem güvenliği olgusunu yerleştirmek. Bu konuda hiç bir ciddi çalışma yapılmıyor. Sadece bu alanda çalışan firmaların kurulmasını istiyorum. Bu işi gerçekten severek yapan insanların olmasını istiyorum. Yoksa öyle milyarlık maaş alıp* 9&#8217;dan 5&#8217;e çalışanlarla bu iş olmaz. Bu bir sanattır."<br><br><br>Pijamalı hacker<br><br><br>POLİS'TE GERÇEK ALEMİ GÖRDÜ<br>Tamer Şahin çok sayıda &#8216;icraatına&#8217; rağmen adını ilk defa Superonline&#8217;ı hack ederek duyurdu. Şahin* nasıl yakalandığını şöyle anlattı:<br>&#8220;Türkiye&#8217;nin en büyük internet servis sağlayıcısı olduğu için Superonline&#8217;ı hack etmeyi kafaya taktım. Bir hafta boyunca işe gitmeyerek* sabahlara kadar Superonline&#8217;ın sistemiyle uğraştım. Cebimde 1.5 milyon parayla yüz milyon dolarlık büyük bir grupla uğraşmak hoşuma gitti. Sonunda bir gün telefon çaldı. Telefondaki ses Superonline&#8217;dan aradığını söyledi. &#8216;Benim kim olduğumu biliyor musun?&#8217; diye sordu. &#8216;Hayır&#8217; deyince de &#8216;Yakında öğrenirsin&#8217; deyip telefonu suratıma kapattı. Sonunda bir gün kapı çaldı ve iki sivil polis geldi.<br><br>AKILLI ÇOCUK<br>Polisler annemi yatıştırmaya çalıştı. &#8216;Hanımefendi korkmayın* oğlunuz çok akıllı bir çocuk. Sadece biraz sohbet edeceğiz&#8217; dediler. Sonra bana dönüp* &#8216;Bilgisayarını topla gidiyoruz&#8217; dediler. Çevik Kuvvet binasına ***ürüldüm. Orada bir polis bana &#8216;Aferin oğlum* adamları dağıtmışsın&#8217; dedi.<br>Bir başkası da ruleti çok sevdiğini* masa için bir düzenek yapıp yapamayacağımı sordu. Tabii ki öyle birşey yapamazdım. Sonra ifadeyi imzalayıp savcılığa ***ürüldüm. Savcıyı görmedim bile... Birşeyler imzalatıp bıraktılar.<br>Sosyal bir insan olmadığım için sanal alemden tam anlamıyla ilk dışarıya çıkışımı orada yaptım."<br><br>TARİKAT'I HACKLEDİM<br>Hiç devletten iş teklifi alıp almadığını sorduğumuz Şahin* &#8220;Bir defasında bir yerden rica ettiler. Almanya&#8217;da faaliyet gösteren bir tarikatın sitesini kilitledim" diye konuştu. Şahin bazı devlet kuruluşlarının sistemlerine de girdiğini ama kayde değer birşey bulamadığını iddia etti.<br><br>KİMSEYE ÖĞRETMEM<br>Bildiklerini kimseye öğretmemekte kararlı olduğunu vurgulayan Şahin* buna başından geçen bir olayın neden olduğunu söyledi:<br>&#8220;Bir arkadaşıma kredi kartı şifrelerini nasıl çalacağını öğrettim. O da çaldığı şifrelerle yurt dışındaki eticaret sitelerine sipariş vermeye başladı. Fakat* ipin ucunu kaçırdı. Bir gün Amerika&#8217;dan pardesü siparişi vermiş. Şirkette kredi kartının gerçek sahibini &#8220;Elimizde A modeli kalmadı da B modeli ister misiniz&#8217; diye sormak için aramış. Sonuçta olay ortaya çıktı ve arkadaşım hapse girdi."<br><br>ÜNLÜ UÇUK HACKERLAR<br>Tamer Şahin&#8217;in ünlü meslektaşlarından bazıları şunlar:<br>Kevin Mitnick: Amerika&#8217;nın en büyük şirketlerinden gizli bilgileri çaldı. FBI* onu yakalayabilmek için üç yıl boyunca insan avı düzenledi. Sonunda yakalandı ve 4 yıl yattı.<br>Mojo: O da Tamer Şahin gibi sistem güvenliği üzerine çalışıyor. En son Microsoft Amerika için güvenlik üzerine bir seminer verdi. Bütün şirketlerin peşinde olduğu bir isim...</b></div><p>&nbsp;</p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>27 Jun 2007 02:35:09 GMT</pubDate>
		<guid>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002893347</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Atat&#252;rk Nas&#305;l &#214;ld&#252;r&#252;ld&#252;</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002893346</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <div align="center"><b>Bir sitede gördüğüm yazı dikkatimi çekti uzun du ama okudum...ve nasıl ne gibi sorular çıktı ortaya..Hiç bir kelimeye dokunmadan yazıyı sizlerle paylaşıyorum...</b><br><br><b>Not:</b> Bu etkileşimde Atatürk'ün ölümüne dair tüm veriler bulunmaktadır. 5N 1K yöntemiyle ve araştırma ilkelerine uygun olarak ele alınmıştır! <br><b><font size="4"><font color="red">Agoni adlı kitaptan yararlanılmıştır. Ogün Deli'ye saygılarımı sunuyorum!</font></font></b><br>Atatürk'ün ölümü üzerine hiç bu kadar detaylı, bu kadar açık belgeler halka verilmedi.<br>Açık belgelerle Atatürk'ün ölümünün sır perdesi...<br><span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> sirozdan mı öldü ? Yoksa sanıldığının aksine farklı sebeplerden mi ? Bunu bu yazımızda öğreneceğiz. Üzücü ama gerçek bir yazıda...<br><font color="red"><b>Bölüm 1</b></font><br><b><span><font color="#3366ff">Atatürk</font></span> fani hayata veda edip gidiyor, herkes ellerini kavuşturmuş, büyük bir acz içinde duruyor, kimsenin elinden bir şey gelmiyordu...</b><br>İşte son fotoğraflarından birisi sol altta, Ekim 1938 'de Atatürk'ün isteğiyle çekilmiştir.<br><span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> artık karaciğersiz bir insan gibi büzüşmüş, karnı davul büyüklüğünde seyir etmişti. Bazı günler Yatına giderdi bir çocuk mutlu olmayı beklercesine oda orada öylece yatar ve içinden '' keşke iyileşsem '' der gibiydi..Sağ altta<br><br><img src="http://www.tamindir-depo.com/%7Ecemertem/ataolum.jpg" ><br><img src="http://www.tamindir-depo.com/%7Ecemertem/ataolum2.jpg" ><br>Atatürk'ün yanında onlarca emir kolu vardı. Atatürk'ün tek dayanakları onlardı. Kimse yanına koyulmazdı. Doktorları Atatürk'ü iyileştirmek için ellerinden geleni yapmışlardı...<br>Atatürk'ü geç teşhisten yolcu eden doktorlardan bahsediyoruz...<br>Ama onlarında ellerinden bir şey gelmiyordu. Belki de onu yolcu edenler doktorlar değildi?<br>Belki de <span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> siroz denen o mendebur hastalıktan ölmemişti? İşte olay burada başlıyor ya!<br><br><font color="blue"><font size="4">Atatürk'ün Doktorları...</font></font>Atatürkün tedavisinde sorumlu olan doktorlar müdavi ve müşavir olmak kaydıyla 2 çeşite ayrılıyordu. Müdavi doktorları Prof Dr. Neşet Ömer İrdelp, Prof Dr. Nigad Reşad Belgerdi. Müşavir doktorlarıda 5 hekimden oluşmaktaydı. Müdavi hekimler Atatürkün sağlık durumunu zamanı zamanına takip edenlerdi. Müşavirler ise Gerekli zamanlarda tedavi eden hekimlerdi.<br><font color="blue">Atatürk'ün Hastalığı...</font><span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> 1916 yılında Akciğer iltihabıyla yatağa düşüyor, 1918'de böbrek rahatsızlığıyla hastalanıyor, 1919'da Şişlideki evinde kulak ragatsızlığı baş gösteriyor. 1921 yılında Atatürkün sol yanağında çıban çıkıyor. 1921 yılında Ata binerken 3 kaburgası kırılıyor. 1923 yılında bilindiği gibi ufak - tefek kalp rahatsızlıkları geçiriyor. 1936 Kasım ayında üşütme olayı geçiriyor. Asıl öldürücü hastalık 1936 Sonunda başlıyor...<br><font color="blue">Son dokuz saat... Koca bir tarih göçüyor bu diyardan...</font><br>10 Kasım 1938 Perşembe saat: 00:05'te sonda ile 140 cc'lik idrar boşaltıldı. Saat 02,00'de yarım balon oksijen verildi. Saat 02,45'te 1.cc'lik Huile de Camphree şırınga edildi. Saat 3,30'da koltuk altından ateşi alındı(Ateşi normaldi) Aralıklarla oksijen verimi devam etti. Saat 06,25'te solunum yüzeyselleşti ve hırıltı azaldı. Saat 07,45'te 37,7 cc, nabız 124 olarak kaydedildi. Saat 8.00 glikozlu serum verildi. Saat 8.00'i geçerken Atatürk'ün yüzü daha da soldu. Sapsarı oldu. Ve birden gırtlağından '' Hi, Hi, Hi...'' diye sesler çıkmaya başladı. Bu sırada oradaki doktorlardan Kamil Berk gözleri yaşlı ve eli karyolaya dayalı olarak diğer elindeki ıslatılmış pamukla Atatürkün ağzına su verme çabasındaydı. Prof. Dr. Süreyya Hidayet ile Dr. Abravaya Marmaralı, tabanla ilgili refleksleri kontrol etmektedit. Saat: 8,05'te 1 cc Huile Camphree ve 500 cc glikozlu serum yapıldı. Saat: 08,25'te toplar damar için 1/8mgr ouabaine şırınga edildi. Saat 8,30 da 500 cclik glikozlu serum tekrarlandı. Saat 09,00... Nabız 130... soluk alıp verme 34...Atatürkün gözleri kapalı ğöğsü sık sık inip çıkmakta. Başta bulunduğu oda olmak üzere, bütün dolmabahçe sarayı derin bir sessizlik içinde...<br>Saat 09,05, <span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> birden gözlerini açtı, başını sert bir hareketle sağ tarafa çevirdikten sonra tekrar önceki durumuna getirdi. Son nöbet defterine şu yazıldı:<br>Saat: 09,05 vefat etmişlerdir...<br><font color="blue">Hastalığın teşhisi nasıl yapıldı? Kim yaptı?</font>Atatürke ilk teşhisi koyan Prof. Dr. Nihat Reşat Belgerdir. <br>''Atatürk geceyi teram oteldeki apartmanında geçirdi. Ertesi sabah otelde, kendine mahsus olarak yaptırılan banyo dairesine girdi ve beni çağırdılar. Şikayetlerini bana bildirdi. Kaşıntıya çare bulmasını istiyordu''<br>Doktor Atatürkü teşhis eder. <span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> ''kaşınıyı buldunuzmu nedir?'' diye sorar. Doktor, evet efendim. Kaşıntınızın tek nedeni karaciğer rahatsızlığıdır. Karaciğeriniz sertleşmiş ve biraz büyümüştür. <span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> birden şaşkına döndü..Ama ne çare...Her doktor farklı teşhis koyuyordu. Kimine göre ise Karınca ısırmasıdır...<br><font color="blue"><span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span>, gerçekten alkole bağlı sirozdan mı ölmüştür?</font><br>Bu konudaki en büyük eksiklik <span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> otopsisinin yapılmamaış olmasıdır. Uzun yıllar görev yapan doktorlar bile bunun alkoldenmi olduğunu kestiremiyorlardı. <br>Atatürk'ün ölümüne yönelik iftiralar tümüyle deli saçmasıdır. Diğer iftira, yalan, uydurmalarında olduğu gibi ciddiye alınacak yanı yoktur.<br>Biz, ana amaç olarak, bu saçmalıklara yanıt vermeyi değil, sözü edilen konularda bilgilendirmeyi esas alıyoruz. Kişiler; doğrularla, gerçeklerle donatılsın ki bu saçmalara kapılmasın diyoruz. <span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> tarafından bedava kazanç yolları kapatılan din tacirlerinin tabanı haline gelinmesin istiyoruz.<br><br><font color="red"><font size="4">Bölüm 2</font></font><br><font color="blue">Atatürk'ün Ölümü Alkolden mi? (Bu bölüm diğerlerine oranla daha detaylıdır. Lütfen sıkılmadan okuyunuz)</font><br><span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> düşmanları, Atatürk'ün ölümünü alkole bağlarlar, içki içtiği için siroz hastalığına tutulduğunu ve içkiden öldüğünü işlerler. Amaçları; İslam dinine göre içilmemesi gereken alkollü içkiyi Atatürk'ün içtiğini, dolayısıyla iyi insan olmadığına ve sonucunda da bunun karşılığını ölümle bulunduğuna inandırmak, böylece <span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> düşmanlığı yaratabilmektir.<br>Dinden geçinenler <span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> düşmanlığı yaratmak için, O'nun ölümünü bu şekilde işlerlerken, diğer yurttaşlar da bilgi eksikliğinden ve bu konunun yeterince işlenmemesinden dolayı, genelde bu şekilde; <span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> alkolden ölmüştür şeklinde; bilirler. Bu nedenle, konunun ayrıntılı ele alınması ihtiyacı vardır.<br><font color="blue">Atatürk'ün ölüm sebebi, otopsi yapılmasına gerek olmadığına yönelik düzenlenen raporda şöyle belirtilir:</font><br><b>"... Atatürk'ün vefatına sebep olan müzmin karaciğer hastalığı 'cirrhose ascitogene' tabii seyrinde devam ederek karaciğer büyük kifayetsizliğine bağlı derin koma ile husule geldiği ittifakla tesbit edilmiş(tir)..."(karın içinde sıvı, asit toplanması)</b><font color="blue">Ölüm raporunda ise hastalığın teşhisi şöyledir:</font><br><b>"... hastalığın bir 'hepatite sclerocongestive ethylique' olduğu tesbit edilmiştir..."</b>(alkolle ilişkili karaciğer iltihabı) <br>Birinci raporda ölümün "cirrhose ascitogene" (karın içinde sıvı, asit toplanması)'ndan meydana geldiği; ikinci raporda da hastalığın "hepatite sclerocongestive ethylique" (alkolle ilişkili karaciğer iltihabı) olduğu belirtilmektedir. İkinci raporda siroz hastalığı alkolle ilişkilendirilmektedir. Ölüm raporunda böyle denilince, ölümün alkolle ilişkilendirilmesi yaygın kanı haline gelmiştir. Oysa bugün, tıbbın ulaştığı düzey içinde, konunun uzmanları, biobsi yapılmadan, bazı tıbbi tahliller yapılmadan böyle bir kanıya varılamayacağı görüşündedirler. Ayrıca siroz, alkolden de olmuş olabilir, sirozu meydana getiren diğer nedenlerle de olmuş olabilir; bugün bu konuda kesin bir yargıya varmak mümkün değildir; bir karar spekülasyon olur; kanısındadırlar.<br>Atatürk'e biopsi yapılmamış, otopsi de yapılmamıştır. Sirozun nedenini belirlemek için bugün gerekli görülen tahliller o günlerde bilinmemektedir.<br>O halde sirozu alkole bağlama, tamamen, siroz konusundaki genel bilgiden ve Atatürk'ün alkol almasından yola çıkılarak yapılan varsayımdan kaynaklanmaktadır. Yani tıbbi bir sonuç değildir, sadece gerekli tıbbi tahliller yapılmadan varılan bir sanıdır.<br>Bunun bir sanı olduğunu, karar olmadığını, bu konuda ölümünden önce de değişik görüşlerin ortaya çıkmış olduğunu, 3 Ağustos 1938 tarihli bir konsültasyon raporunda görüyoruz. Raporun konuyla ilgili maddeleri:<br><b>"1. Atatürk'te bir siroz vardır. Asit yapmış, biraz süb-ikter (gözde sarılık) meydana getirmiştir.<br>2. Bunun esaslı nedeni alkoldür.<br>3. Evvelden Atatürk'ün çektiği malaryanın (sıtma, ki <span><font color="#3366ff">Atatürk</font></span> 2 kez sıtma geçirir) bir tesiri olmadığını katiyetle (kesinlikle) söylemek mümkün değildir...<br>6... Eppinger'in (yabancı doktor), hepatit sirozu cay-ı sualdir (tartışmaya değerdir)" </b><br>Görüldüğü gibi sadece bir raporda sirozun nedeni üzerine 3 ayrı görüş var. Birinci görüş alkolden, ikinci görüş sıtmadan, üçüncü görüş hepatit virüslerinden.<br>Atatürk'ün hastalığını konu alan kaynakların incelenmesinden, Türk doktorlarının sirozu alkole bağladıkları, yabancı doktorların ise konuya farklı yaklaştıkları görülmektedir. Yabancı doktorların iki ayrı yaklaşımını 3 Ağustos 1938 tarihli konsültasyon raporunda gördük. Şimdi bir başkasını verelim.<br><font color="blue">Atatürk'ün muayene ve tedavisi için dört kez getirilen Fransız Prof. Dr. Fissenger ise şöyle diyor:</font>"<br><b>Bu hastalığın sırf içkiden geldiği yolundaki düşünce doğru değildir. Benim, Fas, Tunus ve Cezayir'den gelen birçok müslüman hastalarım var ki, ömürlerinde ağızlarına herhangi ispirtolu bir içki koymamışlardır Dolayısıyla hastalığın daha başka ve önemli sebepleri olduğunu kabul etmek lazımdır. Bence bunlar arasında özellikle dengesiz beslenme tarzı ve devamlı kabızlık gibi sebepler başlı başına yer tutmaktadırlar</b>"<br>Bu açıklamadan sonra daha önce üç olan siroz nedeni aynı hasta için 4'e çıkıyor; alkol, sıtma, hepatit virüslerinin yanına bir de dengesiz beslenme ekleniyor.<br>Hastalık nedeni bunlardan hangisi veya hangileridir? Bu konuda zamanında bir tıbbi inceleme yapılmadığı için bugün söylenecek her şey havada kalacaktır. Tıbbi bir dayanağı olmayacaktır. Bu nedenle ölüm raporunda,sirozun alkolle ilişkilendirilmesini bir varsayım olarak görmüştük.<br>Klinik tanı alanındaki bu belirsizlikler nedeniyle <span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> gibi bir kişiye, ölümünden sonra otopsi yapılarak kesin bir teşhis konmaması, bugün bir eksiklik olarak karşımıza çıkmaktadır.<br>Günümüzdeki tıp, karaciğer sirozunun pek çok nedeninin yanında başlıca sebebinin dengesiz beslenme olduğunu ve alkollü içkilerin, o da bazı hastalarda, sadece hastalığı hızlandırdığını ortaya koymuştur.<br>Bu bilgiler doğrultusunda konuyu irdeleyelim. Atatürk'ün siroz hastalığına sebep olarak gösterilen dört ayrı nedenin dördü de Atatürk'te vardır.<br><font color="red">Sıtma:</font> İki kez sıtmaya tutulur. Biri çocukluğunda, biri Mayıs 1919'da Samsun'da.<br><font color="red">Hepatit virüsleri:</font> Daha çok diş tedavisi sırasında kapıldığı bilinir. <span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span>; birçok diş tedavisi yaptırmış, diş çektirmiş, üç altın diş taktırmış ve sonunda üst damak protezi yaptırmış, bir kişidir. Bunların birisinde hepatit virüsü kapma olasılığı, o günkü koşulları düşündüğümüzde çok yüksektir.<br><font color="red">Dengesiz beslenme:</font> <span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span>, askeri yaşamında özellikle 12 yıllık savaş ortamındaki yaşamında bulduğunu yemiş ve buldukça yemiştir. Cumhurbaşkanlığı döneminde de disiplinli yemek düzeni yoktur. Sabah kahvaltısı yapmaz, yalnız bir kahve ile sigara içer. Öğleyin çoğu kez yemek yerine sadece bir dilim ekmekle ayran veya limonata içer. Akşam yemeğini düzenli yer. Ancak dengeli beslenmiş olduğunu söylemek zordur.<br><font color="red">Alkollü içki:</font> İçki içer. Gündüz içmez, akşam sofralarında küçük rakının (35 cl.) yarısını içer, sürekli içici değildir, ciddi konuların görüşüleceği sofralarda ve önemli devlet işlerinin yürütüldüğü günlerde içmez.<br>Bu durumda siroz nedeni bunlardan hangisidir? Sıtma mı, hepatit virüsleri mi, dengesiz beslenme mi, alkol mü? Yoksa dördü de birden mi? Bugün için sirozun gerçek nedenine ulaşmak pek mümkün görülmüyor.<br>Dolayısıyla Atatürk'ün ölümü alkolden olmuştur demek doğru değildir, gerçekçi değildir. Atatürk'ün ölümü sirozdandır ama siroz nedeni alkol değildir. Nedenini bir tıp adamının görüşü ile açıklamayalım.<br><font color="blue">Prof. Dr. Utkan Kocatürk'ün Görüşü:</font><br>Prof. Dr. Kocatürk, Kaynakçalı <span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> Günlüğü'nün son baskısında, konumuzla ilgili bilinmeyen bir raporu ortaya çıkarır ve orijinalini de verir. Rapor 08 Eylül 1938 tarihli; Dr. Nihat Reşat Belger, Prof. Dr. Neşet Ömer İrdelp ve Prof. Dr. Fiessinger tarafından düzenlenmiştir.<br>Prof. Dr. Kocatürk, raporda iki cümleye dikkat çeker ve bir tıp adamı olarak bunların yorumunu yapar. <br>Raporda ön plana çıkarılan cümleler:<br>"... Bu vakada 'Laennec' tipinde bir skleröz hepatit söz konusu olamaz. Fakat söz konusu olan 'Hanot ve Gilbert' tipinde bir hipertrofi şeklidir."<br>"Prof. Dr. Fiessinger söz konusu rapora ayrıca şu notu koymuştur:<br>'Teşhis, Mart ayında formüle edilen teşhistir: Hepatite Sclereuse hypertrophique, type Hanot et Gilbert'."<br>Prof. Dr. Kocatürk'ün yorumu:<br>"Bugüne kadar bilinmeyen bu rapor, Atatürk'e 07 Eylül 1938'de yapılan karın ponksiyonundan (su alınması) bir gün sonraki muayene bulgularına dayanılarak düzenlenmişti. Karaciğerin küçülmeyip, yine Mart ayındaki muayenede belirlenen büyüklüğü koruması ve üzerinin pürtüksüz oluşu, Prof. Dr. Neşet Ömer (İrdelp) ile Dr. Nihat Reşat Belger'i de alkole bağlı atrofik siroz tanısından bir ölçüde uzaklaştırıp Prof. Dr. Fiessinger'in ileri sürdüğü hipertrofik siroz tanısını kabule yönelttiği anlaşılıyor. Tıp dilinde 'Laennec tipi skleröz hepatit' alkole bağlı siroz demektir; 'Hanot ve Gilbert tipi skleröz hipertrofik hepatit' ise safra yollarındaki kronik tıkanma sonucu gelişen siroz (biliyer siroz) anlamını taşır.<br>Prof. Dr. Fiessinger, söz konusu rapora özel olarak kaydettiği notta 'Teşhis, Mart ayında formüle edilen teşhistir: Hanot ve Gilbert tipi skleröz hipertrofik hepatit' ifadesine yer verdiğine göre, Mart ayındaki ilk teşhisinde de Atatürk'teki siroz şeklinin alkole bağlı olmadığını düşündüğünü göstermektedir.<br>Prof. Dr. Fiessinger'in gerek Mart ayındaki muayenesinde, gerekse 08 Eylül 1938 tarihli raporda yer alan bu tanısına rağmen, sürekli ve danışman hekimler tarafından 10 Kasım 1938 tarihinde düzenlenen 'Atatürk'ün Ölüm Raporu'nda, mevcut sirozun alkole bağlı bulunduğunu ve Prof. Dr. Fiessinger'in de bu görüşte olduğunu(!) belirtmek üzere '... Mart başlarında Paris'ten çağrılan Prof. Dr. Fiessinger ile Prof. Dr. Neşet Ömer İrdelp arasında Ankara'da bir tıbbi danışma daha yapılarak büyük bir karaciğer ve büyükçe bir dalak bir kere daha müşahade edilmiş ve aynı teşhis konularak, hastalığın bir 'hepatite sclerocongestive ethylique' olduğu cümlesine yer verilmiştir."<br>Prof. Dr. Kocatürk bu yorumunda, Türk hekimlerince düzenlenen 10 Kasım 1938 tarihli "Ölüm Raporu"nda, sirozun alkole bağlı olduğu tanısına Prof. Dr. Fiessinger'in de ortak edilmesini nazik şekilde haklı olarak eleştiriyor. Ortaya koyduğu rapor ve yaptığı yorum ile sirozun alkole dayalı olmadığını açıklığa kavuşturuyor.<br>Kendileri ile yaptığım görüşmede edindiğim bir bilgi ile konuyu sonuçlandıralım. "Alkole bağlı sirozda karaciğer küçülür, diğer nedenlere bağlı sirozda karaciğer büyür ve büyüklüğünü korur." Atatürk'ün ilk muayene raporlarında ciğerin büyüdüğü, son raporlarda, 08 Eylül tarihli raporda olduğu gibi, ciğerin büyüklüğünü sürdürdüğü, küçülmediği belirtilmektedir.<br><br>Dolayısıyla Atatürk'ün sirozu, alkole bağlı bir siroz değildir. Çünkü karaciğeri büyümüştür. Ölümü sirozdandır ama sirozu alkolden değildir. Ölümü alkolden olmamıştır.<br><br>Bu bölüme kadar Atatürk'ün ölümü üzerine konuştuk, neden öldü, neydi hastalığı, detaylarıyla verdik. Peki <span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> ya öldürülmek istendiyse... Kesinleşen tek şey Atatürkün alkolden ölmediğidir!<br>Sır perdesini şimdi aralıyoruz...<br>Bölüm 3<br>Atatürk'ün Ölümündeki Sır Perdesi<br><span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> acaba Masonlarca mı öldürüldü?<br><span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> bilindiği gibi İttihat ve Terakki partisinde bulunuyordu. Bu dönemler içerisinde dönmeler ve masonlarla sık sık karşılaşmıştır. Atatürk'e Anadolu'da ki bazı kimseler ciddi bir tavırla ''mason'' ünavını koyuyorlardı. <span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> masonlukla ilgili hiç konuşmazdı. <span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> 1935'lerde telgraf üstüne telgraflar alıyordu. Masonlar Atatürk'e hoşgörülerini sunuyorlardı. <span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> daha sonra bu masonların taksimat ve ahvaline ilişkin bilgileri halk partisine vererek kapanmasına dalalet etmesini istiyordu. <span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> 2 şeyi sevmezdi bu konuda... Biri masonlar, diğeri dönmelerdi... Çünkü masonluk Yahudi tarikatından başka şey değildi. Memleketimizde de olmamalı , ne gerek var? sözleri ülkede yankı buluyordu! Ve Atatürk'te sevmiyor ve saymıyordu! Daha sonraki günlerde meclise gelen Recep Peker ''Arkadaşlar masonluk kalmamıştır, localar kapatılmıştır'' diyerek sözü noktalıyor ve salon alkışa boğuluyordu. Artık Atatürk'ün, milletin ve Atatürk'ün yakın arkadaşlarının istekleri de yerine başarıyla gelmiş oluyordu. Anadolu ajansı 10 Ekim 1935'te gazetelerin merkezlerine '' Masonların mallarının, mülklerini her şeylerinin sosyal kurumlara gönderildiğini de beyan etti'' Ama gelin görün ki İnönü'nün emriyle 1948 yılında masonlar tekrar devreye giriyorlar... <br>Bu olay yurtdışında da yankı buldu. İstiklal Savaşı gazetesinde yayınlandı. Ardından yunan gazetelerine de sıçradı. Bu olayı öğrenen yurtdışında ki masonlar Atatürkü ortadan kaldırmak amacıyla girişimlere başladılar. 33 dereceli farmason Bulgar yahudi kıdemli komünist mübeşşiri varnalı Avram Benaroyas yazısında '' Mefkuremizi (Masonluğuma anlamında) imha edici darbe vuranların akıbeti , feci şartlar altında ölümdür... ... Nihayet bir gün Kremlin kati kararını verdi. Onun ölümü esrarengiz olacak ve kendine göre esrar arz edecekti. '' İşte Atatürk'e saldırı başlamış oldu.<br>Doktorlar Atatürk'ün ani ölümünü asla kabul etmezler çünkü ülkede büyük bir tehlike yaratır ve suikast sonucu gittiği anlaşılır diyerekten İsmini açıklamak istemediği doktor Atatürk'e ilk vurucu darbeyi sinir organlarına yaptı. Ve maalesef başarılı olundu. Atatürk'ün sinir organları felce uğradı. Ve Atatürk'te zaman zaman burun kanamaları, baş dönmeleri, istifralar, karşısındakini tanımama gibi sorunlar baş gösterdi. <br>Evet, <span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> Masonları sevmezdi. Ve zararlı oldukları için kapattırdı. Ardından masonlar Atatürk'ü yok etmek için girişimlere başladılar. Bu masonlar içinde Türk 2. Mason lideri Mustafa Hakkı Nalçaçı da vardı. <br>Şimdi elimizdekilere bir bakalım... Masonlar öldürdü meselesi : Masonların öldürdüğü kesin değildir. Çünkü masonlar öldürseydi, <span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> hiçbir hastalıktan ölmemiş olacaktı. Bilindiği gibi Atatürke 4-5 adet hastalık teşhisi koyuldu. Ve bu belirtiler Atatürk'te oluştu. Yani Eğer masonlar öldürseydi. <span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> bu hastalıkları sağ geçirmiş olacaktı. Oysaki <span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> onlarca hastalık atlattı. Ama yenildi...Atatürk masonlarca öldürüldü iddaası net olmamakla birlikte, doktorlarcada açık ve delilli bir şekilde söylenmektedir. <br>Bölüm 4<br>Atatürk'ün İşte Asıl Ölüm Nedeni?<br>Elimizdeki her şeyi bir kenara koyuyoruz ve işte asıl nedenini topladığım farklı metinlerle size ispat ediyorum...<br>Atatürk'ün ölüm nedeni Alkole bağlı Siroz değildir. Siroz'dan ölseydi Karaciğeri şişmiş olmazdı. Farklı çeşit bir sirozdan ölseydi de böyle farklı teşhisler koyulmazdı. Sıtmadan öldü diyebiliriz.<br>"Atatürk'ümüz milletini kurtarmak ve çağdaş uygarlığa götürmek için cepheden cepheye koşarken iki defa yakalandığı sıtma hastalığından ve tedavisi için kullanılan ilaçların bir komplikasyonu olan Banti Sendromu&#8217;ndan ölmüştür. Yoksa bazı doktorlar tarafından uydurulan alkolik sirozdan ölmemiştir." <br>"Alkol içmeye bağlı siroz olması riski en az 10 - 15 yıl günde rakı biriminde 3 bardak ve her gün içilmesi koşuluyla olabilir. Oysa <span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> bu sıklıkla ve sürede içmiyordu. Ülkemizde çok daha fazla alkol tüketilmekle birlikte alkole bağlı siroz hemen hemen sıfıra yakındır." <br>Atatürk&#8217;e konulan alkole bağlı karaciğer sirozu teşhisinin, o dönem elde bakteriyolojik veriler olmadan konulduğunu, sirozda sıtmanın da etkili olduğunu söyledi. (Milliyet)<br>Bir deniz tabip albayın bu konuda yaptığı doktora tezi vardır. Orada Atatürk&#8217;e yanlış tedavi uygulandığı anlatılmaktadır. <span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> sanıldığı gibi siroz hastası değildi. Atatürk&#8217;e sıtma tedavisi yapılmış, aşırı &#8220;kinin&#8221; yüklenmiş ve karaciğeri bu yüzden iflas etmiş, siroza dönüşmüştü. Tedaviyi yapan doktor mason locası üstadı azamlarından doktor Mim Kemal&#8217;dir.<br>Durumu iyice fenalaştıktan sonra Celâl Bayar&#8217;ın ısrarı ile dışarıdan bir doktor getirilir. Yanlış tedavi yapıldığını, karaciğerinin bu yüzden iflas ettiğini rapor eden bu yabancı doktordur.<br>İstirahat için 2 ay kadar kaldığı Savarona&#8217;da nemli sıcaktan durumu daha da kötüleşmiş, son günlerinde Dolmabahçe Sarayı&#8217;na götürülmüştü.<br>Peki, nasıl oldu da sirozdan öldüğü açıklandı ve bütün yazılı kaynaklara da böyle girdi?<br>Büyük Millet Meclisinde ölüm raporu gündeme getirildi. Mason locaları 1935&#8217;de kapatılmasına rağmen Mecliste hala mason milletvekilleri vardı. &#8220;Efendim, gençlerimize terbiye olur, onun alkol ve sigaradan öldüğünü duyuralım&#8230;&#8221; denir ve kabul edilir. Arkasından Yeşilay icad edilir, tarih kitaplarına da böyle girer&#8230;<br><br>Bölüm 5 <br><br>Sansasyon yaratan uydurmalar...<br>Ölümü çok içki içmesindenmiş (!)<br>Ölürken iman etme teşebbüsü de pek işe yaramamış, ebediyen cehennemlik olmuş (!)<br>Ölüm saati olan 09.05 tamamen uydurmaymış (!)<br>Öldükten sonra, Hristiyanlık dini gereği elbiseler giydirilerek tabuta konmuş (!)<br>Ölürken cenaze namazı kılınmasını istememiş (!) ve cenaze namazı kılınmamış (!)<br>Katafalkın önünden geçen bazı vatandaşların belgesellerde, fotoğraflarda görülen ağlamaları, üzüntüden değil, zorla getirilmeleri sırasında Jandarmanın vurduğu dipçik acısındanmış (!)<br>Gömülürken toprak bile kabul etmemiş (!)<br>Gerçekler<br>- Atatürk'ün Ölümü Alkolden Değildir!<br>- Saat 09.05'te Vefat Etmiştir!<br>- Cenaze Namazı Kılınmıştır!<br>- Kefen İle Tabuta Konmuştur!<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu etkileşimimin kaynağı Ogün Deli'nin yazmış olduğu Agoni isimli kitaptan alınmıştır. Lazer Yayıncılılık<br>Ben bu etkileşim serisini yaptım. Ve bu etkileşimimde de sizlere bir şey söylemek istiyorum...<br>Türkiye'de onca ayyaş , pis herifler var. Bunlar sabah kahvaltılarında dahi içki içen insanlar. Bunlara bir şey olmuyor da.. Bizim Sarı Liderimiz <span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> mü içkiden ölecek? <br><span><b><font color="#3366ff">Atatürk</font></b></span> gibi bir kaplan mı bu diyardan gidecek? Sorarım sizlere...<br>Bu etkileşimin tüm hakları Cem Ertem'e aittir<br><br>Not:ALıntıdır..</div> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>27 Jun 2007 02:24:03 GMT</pubDate>
		<guid>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002893346</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>K&#305;zlar Kalesi </title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002877326</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <b><font size="2" color="#ff0000">Reyhanlı-Halep asfaltı üzerinde (Tampon bölgede) bulunmaktadır. Bu sarayın bölgeyi kontrol altında tutan bir merkez olduğu ve Bizans devrine ait olduğu sanılmaktadır. Saray girişine iki taraflı kesme iri blok taşlardan oluşan geçitten girilmektedir. Giriş kısmı yıkılmıştır. Orta kısmında yüksek kare planlı bir kule bulunmaktadır. Kule yıkılmaya yüz tutmuştur. Kulenin kuzey tarafında çeşitli oda kalıntılarına rastlanmıştır. </font></b><p align="justify"><font color="#ff0000">Bu odaların sarayı koruyan askerler tarafından kullanıldığı düşünülmektedir. Kulenin doğu tarafından nişler içerisine yerleştirilmiş 8 adet sonradan tahrip edilmiş mezar kısımları ile su deposu alanı mevcuttur. </font><p align="justify"><font color="#ff0000">Bu kısmın örtü sisteminin düz dam olduğu taşlar üzerindeki ahşap atıl deliklerinden anlaşılmaktadır. Kulenin güney tarafından kilise kalıntısına rastlanmıştır. </font><p align="justify"><font color="#ff0000">Kızlar Sarayının bütününde malzeme olarak kesme büyük blok taşlar kullanılmıştır. Ayrıca mezarlık kapısı girişinde bir Latin Haçı ile rozet motifi yer almaktadır. Kilisenin güney cephesindeki kapı üzerinde alçak kabartma halinde akanthos yaprağı motifi vardır. <br><br></p><p align="justify"><img src="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/turistikResimler/kizlarsarayiK.jpg" ></p></font></p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>26 Jun 2007 00:45:34 GMT</pubDate>
		<guid>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002877326</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Samanda&#287; </title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002877330</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <p align="justify"><font size="2"><b><font color="#ff0000">Antakya&#8217;ya 25 km. uzaklıkta Akdeniz kıyısındadır. İlçe merkezinde tarihi yapı yoktur. Deniz kenarında bulunan Hızır (A.Ş) Ziyareti yörede Samandağ&#8217;ın sembolü haline gelmiştir. </font><p align="justify"><font color="#ff0000">Samandağ, M.Ö. 310'da Selefkiler'in kurucu kralı Seleucos I. Nikador'un Pieria Seleucia adıyla kurduğu bir liman kentidir. Seleucos, 312'de rakibi Antigonos'u yenip Seleucides Devleti'ni kurmuş, daha sonraları Antiocheia bu devletin başkenti olunca, Pierria-Seleucia'da bölgenin en önemli limanı durumuna gelmiştir. </font><p align="justify"><font color="#ff0000">Süveydiye (Samandağ), 1. Dünya Savaşı'ndan sonra da Fransızlarca işgal edilmiştir. 1938-39 yılları arasında, bağımsız Hatay Devleti'ne bağlandıktan sonra 1939'da Türkiye Cumhuriyeti yönetimine girmiştir. Daha önce Antakya'ya bağlı bir bucak olan Samandağ, 1948'de ilçe olmuştur. Aynı tarihte Süveydiye adı, ilçe merkezi yakınındaki dağdan esinlenerek Samandağ olarak değiştirilmiştir.İlçenin tarihi yapıları: </font><p align="justify"><font color="#ff0000">St. Simone Manastırı:<br><br></font><p align="justify"><font color="#ff0000"></font><p align="justify"><font color="#ff0000">Milattan sonra 6. Yüzyılda yapılmış olan bu Manastır Antakyalı St.Simone &#8217;un bir sütun üzerinde 40 yıl yaşadığı yer olarak ün yapmıştır. Antakya-Samandağ yolu ile Asi Irmağı arasında bir dağ üzerinde bulunan St.Simone Manastırı kalıntılarına , Değirmenbaşı Beldesi&#8217;nden ayrılan yoldan gidilir. Yol manastır kalıntılarına kadar ulaşır. Manastır kalıntıları Aknehir Beldesi sınırları içinde 479 m. Yüksekliğindeki bir tepe üzerindedir. </font><p align="justify"><font color="#ff0000">St.Simone Stilist Manastırı ve eklentileri kısmen kayalar üzerine oyulmuş ve kesme taşlardan yapılmış bir yapı olup,132x160m.ebatlarında dikdörtgen biçiminde bir alan üzerine yerleşmiştir. Birbirine paralel iki duvarla çevrilmiş ve üç yönden girişi olan ( halen iki girişi mevcuttur) Doğu-batı ekseni bir haç şeklindedir. Bu alan üzerinde Stilist &#8217;in sütununun bulunduğu merkezi sekizgen avlu çevresinde düzenlenmiş çeşitli manastır yapıları ile ve üç kilisenin kalıntıları bulunmaktadır. Halen 4 m&#8217;lik kaide bölümü mevcut olan sütunun gerçek yüksekliğinin 9.50 m ya da 12.50 m olabileceği tahmin edilmektedir. St.Simone Stilist e ömrünün 45 yılını bu sütunun tepesinde yaptırdığı örtülü ve korunaklı bölümde geçirmiş ve bu süre Guinnes Rekorlar Kitabı&#8217;nda yer almıştır. </font><p align="justify"><font color="#ff0000">St. Simeon buraya M.S. 541&#8217;de gelir ve 592 yılında ölür. </font><p align="justify"><font color="#ff0000">Manastıra,birbiriyle kesişen doğu-batı ve kuzey-güney eksenleri üzerine oturtulan yapılarla bir haç şekli verilmiştir. Bu alan üzerinde üç kiliseden başka vafziteryum,misafirhane,mutfak,kiler odaları ve sarnıçlarda bulunmaktadır.Manastıra en yakın su kaynağı 2,5 km uzaklıkta bulunduğundan su ihtiyacı yağmur suları ile,yani sarnıçlarla karşılanmıştır. Burada hacimleri 50 m3&#8217;ten 582m3&#8217;e ulaşır ki bu, manastırda yaşayanlarla buraya gelen ziyaretçilerin çokluğu hakkında bir fikir verir. </font></b></font></p><a href="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/samandag.php#" target="_blank" class="pageLinks"><font color="#ff0000"><img src="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/turistikResimler/samandag2k.jpg" ></font></a><a href="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/samandag.php#" target="_blank" class="pageLinks"><font color="#ff0000"><img src="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/turistikResimler/samandag3k.jpg" ></font></a><a href="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/samandag.php#" target="_blank" class="pageLinks"><font color="#ff0000"><img src="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/turistikResimler/hizirk.jpg" ></font></a></p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>26 Jun 2007 00:43:02 GMT</pubDate>
		<guid>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002877330</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>&#199;evlik&amp;#8217;in (Seleukeia Pieria) Tarih&#231;esi </title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002877329</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <p align="justify"><font size="2"><b><font color="#ff0000">Antakya&#8217;nın 35 km. batısında, Musa Dağı&#8217;nın güneyinde kurulmuş antik bir kenttir. Bu bölgede ilk iskan M.Ö. 4500 yıllarına kadar iner. Bütün dünyaca bilinen tarihi Seleukoslarla başlar. Büyük İskender&#8217;in ölümünden sonra generalleri arasında paylaşılan ve burayı da içine alan topraklar Seleucus&#8217;a kalır. Seleukoslar merkezleri Babil olmasına rağmen buradan Akdeniz&#8217;e hükmetmek istiyorlardı. Bunun güçlüğünü anlayan imparator önce burayı devletinin başkenti yapmayı düşünürdü. Ancak her an denizden gelecek saldırıya uğraması mümkün ve savunması güç olan bu şehri başkent yapmaktan vazgeçerek Antakya&#8217;ya yöneldi. </font><p align="justify"><font color="#ff0000">Roma egemenliğine geçtiğinde de önemi daha da artmıştır. Daha sonra Bizans hakimiyetine geçmiştir. Bu dönemde liman eski önemini kaybetmiştir. </font><p align="justify"><font color="#ff0000">Seleukeia Pieria şehri aşağı ve yukarı olmak üzere iki kısımdan kurulmuştur. Yukarı şehir deniz seviyesinden 300 metre yüksekliktedir. Burada büyük malikaneler, mabetler ve resmi binalar bulunmaktadır. Aşağı Şehir,liman ve çevresinde kurulmuştur. Aynı zamanda burada büyük bir hamam ve küçük bir tiyatro bulunmaktadır. </font><p align="justify"><font color="#ff0000">Şehrin çarşı ve El-Mina ismini taşıyan iki kapısı bulunmaktadır. Şehrin tamamın bir surla çevrilidir. </font><p align="justify"><font color="#ff0000">Buradaki buluntular: <br></font><p align="justify"><font color="#ff0000">Titüs Vespasianus Tüneli, Beşikli Mağara ve Dor Mabedi. <b>TİTUS (VESPASİANUS) TÜNELİ </b></font><p align="justify"><font color="#ff0000">Samandağ ın 5 Km. kuzeyinde denize hakim yamaçlarda M.Ö. 300 yıllarında Seleuykos Nikator tarafından kurulan ve kurucusunun adı ile anılan şehirdir. Şehrin, dağın hemen bitiminde , dağdan gelen derelerin ağzında bir iç limanı vardı. Sellerin bu limanı Doldurması tehlikesi ortaya çıkınca imparator Vespasianus zamanında dağ delinerek bir tünel açılması kararlaştırıldı tünel Titus zamanında tamamlandı ve derenin önü bir duvarla kapatılarak sel suları , yüksekliği 7 mt. genişliği 6 mt olan bu tünel vasıtası ile uzaklara akıtıldı , böylece limanın dolması engellenmiş oldu. 130 mt si tünel , kalanı açık kanal halinde olan tünelin uzunluğu girişten Çevliğe kadar 1380 mt. dir </font><p align="justify"><font color="#ff0000">Tünelin deniz tarafındaki girişine göre sağ tarafta , 100 Mt. kadar uzaklıkta kaya mezarları vardır burada kayalara oyulmuş mağaraların içinde bulunan çok sayıda mezarın en çok ilgi çekeni , çukurun tabanındaki geniş mağaradır. içinde çok sayıda mezar bulunan bu mağara diğerlerinden farklı yapılmış yüksek ve gösterişli bir mezar yüzünden halk arasından ''Beşikli Mağara'' olarak anılmaktadır </font><p align="justify"><font color="#ff0000">Antik şehrin yerleşim yerinin yukarı kısımlarında tapınak kalıntılarına da rastlanır , bunlardan başka , Mağaracık köyü civarında da çok sayıda mağara vardır. </font><p align="justify"><b><font color="#ff0000">KAYA MEZARLARI </font></b><p align="justify"><font color="#ff0000">Vespasianus-Titus tünelinin yakınındadır. Roma dönemine ait olan ve kalker oyulmuş 12 kaya oyulmuş 12 kaya mezarı vardır. Bunlardan Beşikli Mağara adıyla anılan mezarın bulunduğu mağara en geniş ve en ünlüsüdür. </font></b></font></p><a href="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/titus-tuneli.php#" target="_blank" class="pageLinks"><font color="#ff0000"><img src="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/turistikResimler/Titus2k.jpg" ></font></a><a href="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/titus-tuneli.php#" target="_blank" class="pageLinks"><font color="#ff0000"><img src="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/turistikResimler/Titus3k.jpg" ></font></a><a href="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/titus-tuneli.php#" target="_blank" class="pageLinks"><font color="#ff0000"><img src="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/turistikResimler/Titus1k.jpg" ></font></a><a href="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/titus-tuneli.php#" target="_blank" class="pageLinks"><font color="#ff0000"><img src="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/turistikResimler/t4k.jpg" ></font></a><font color="#ff0000"><img src="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/turistikResimler/cevlik.jpg" ></font></p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>26 Jun 2007 00:41:37 GMT</pubDate>
		<guid>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002877329</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>HAB&#304;B-&#304; NECCAR CAM&#304;&#304; </title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002877305</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <p align="justify"><font size="2"><b><font color="#ff0000">Kurtuluş caddesi ile Kemalpaşa caddesi kavşağında bulunan camii, Hz. İsa&#8217;nın havarilerine ilk inanan ve bu uğurda canını veren bir Antakyalının adını taşımaktadır. Caminin kuzeydoğu köşesinde 4 m. Derinde Habib Neccar türbesi vardır. </font><p align="justify"><font color="#ff0000">Bugünkü cami Osmanlı dönemi eseridir. Etrafı medrese odaları ile çevrili cami avlusundaki şadırvan 19. Yüzyıl eseridir. </font><a href="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/habib-i-neccar-camii.php#" target="_blank" class="pageLinks"><font color="#ff0000"><img src="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/turistikResimler/habibk.jpg" > </font></a><a href="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/habib-i-neccar-camii.php#" target="_blank" class="pageLinks"><font color="#ff0000"><img src="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/turistikResimler/h1k.jpg" > </font></a><p align="justify"><font color="#ff0000">HABİB-İ NECCAR EFSANESİ: <br><br>Habib-i Neccar , Ms. 40 lı yıllarda Antakyada yaşamıştır. Roma döneminde antakya halkı putperest olduğu için, Cenab-ı Hak Hz. İsa 'ya Antakya halkı için iki resul göndermesini emreder. Hz. İsa antakya halkı için 2 resul, daha sonrada bir resul daha gönderir. Resulların halkı İrşada devam etmesine ilk inanan Habib-i neccar olur. Antakya lılar bu olaya inanmayarak, resulleri taşlayarak öldürmeye karar verirler. Habib-i neccar uzaklardan koşup gelerek, resullerin doğru söylediklerini ve onlara inanmaları gerektiğini söyler. Burada bulunan putperestler Habib-i neccar 'a bunlar seni kandırmışlar, ya eski dinine dönersin yada ölürsün şeklinde tehdide başlarlar. bu müritler dediklerini yaparak. Habib-i neccar ı öldürürler, Habib-i neccar ın şehit edilmesi ile ilgili bir çok rivayet vardır. Bunların en yaygın olanı ve halkın anlattığı olay şöyledir: </font><p align="justify"><font color="#ff0000">Habib-i neccar ın başı Silpiyus dağında ayrılır. vücuttan ayrılan baş, yuvarlanarak bugün cami ve türbesi bulunan yere gelir (bugün vücudu şehit edildiği mağarada başı ise caminin yanında bulunan türbededir) </font><p align="justify"><font color="#ff0000">Başka bir rivayete görede ,Habib-i neccar kopan başını koltuğu arasına almış, Kur'an dan ayetler okuyarak bir süre dolaşmış ve bugün türbesi bulunan yere kadar gelerek, buraya düşmüştür. </font></b></font></p><br></p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>26 Jun 2007 00:40:04 GMT</pubDate>
		<guid>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002877305</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>ORTODOKS K&#304;L&#304;SES&#304; (AZ&#304;Z P&#304;YER VE AZ&#304;Z PAUL K&#304;L&#304;SES&#304;) </title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002877268</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <p align="justify"><font size="2" color="#ff0000"><b>Antakya&#8217;da Hürriyet Caddesinde bulunan kilisenin yapımına 1860&#8217;lı yıllarda başlanmış,ancak 1872 depreminde büyük hasar görmüş,tekrar başlayan yapım çalışmaları 1900 yılında tamamlanmıştır </b></font></p><a href="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/ortodoks-kilisesi.php#" target="_blank" class="pageLinks"><font color="#ff0000"><img src="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/turistikResimler/ortodoks1k.jpg" ></font></a><a href="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/ortodoks-kilisesi.php#" target="_blank" class="pageLinks"><font color="#ff0000"><img src="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/turistikResimler/ortodoks2k.jpg" ></font></a><a href="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/ortodoks-kilisesi.php#" target="_blank" class="pageLinks"><font color="#ff0000"><img src="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/turistikResimler/ortodoks3k.jpg" ></font></a><a href="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/ortodoks-kilisesi.php#" target="_blank" class="pageLinks"><font color="#ff0000"><img src="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/turistikResimler/ortodoks4k.jpg" ></font></a> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>26 Jun 2007 00:38:37 GMT</pubDate>
		<guid>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002877268</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Antakya lahiti</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002877140</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <p><font color="#ff0000"><b>Hatay ili. Antakya ilçesi. 2. mıntıka 487 parsel sayılı taşınmazda yapılan bir temel hafriyatı sırasında bulunmuştur.5 gün süren bir çalışma ile lahit çıkartılarak müzeye getirilmiştir. Sidamara tipi (sütunlu) lahit için Hatay Arkeoloji Müzesi&#8217;nde özel salon yapılmıştır. </b></font></p><p><font color="#ff0000"><b>Lahitin uzunluğu 2.47 m., genişliği 1.22 m.. yüksekliği 1.20 m.dir. </b></font></p><p><font color="#ff0000"><b>Antakya Lahiti&#8217;nin M.S. 265-270 yılları arasında yapıldığı tahmin edilmektedir. Bu tarihlemeyi destekleyen önemli bir delil içinden çıkan Roma İmparatorlarından 2. Gordianus (M.S. 238) ile İmparator Gallienus ve karısı Salonina&#8217;nın (M.S. 253-268) altın sikkeleridir. Gallienus sikkes M.S. 260-270 yıllarında Roma&#8217;da basılmış olan, Lahtin tarihlenmesinde önemli delildir. <a href="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/#" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/turistikResimler/lahit1ak.gif" ></a><a href="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/#" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/turistikResimler/lahit1bk.gif" ></a><a href="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/#" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/turistikResimler/lahit3k.gif" ></a><a href="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/#" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/turistikResimler/lahit6k.jpg" ></a><a href="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/#" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/turistikResimler/lahit7k.jpg" ></a><a href="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/#" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/turistikResimler/parak.jpg" ></a><a href="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/#" target="_blank" class="pageLinks"><img src="http://www.hatay.cc/hatay-turistik-yerler/turistikResimler/lahit5k.gif" ></a></b></font></p><p><font color="#ff0000"><b></b></font>&nbsp;</p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>25 Jun 2007 23:53:07 GMT</pubDate>
		<guid>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002877140</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>&#199;elik Kaya Mezar&#305;</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002877241</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <span style="FONT-STYLE: normal"><b><font face="Tahoma" size="2" color="#ff0000">Vespasianus-Titus tünelinin yakınındadır. Roma dönemine ait olan ve kalker oyulmuş 12 kaya oyulmuş 12 kaya mezarı vardır. Bunlardan Beşikli Mağara&nbsp; adıyla anılan mezarın bulunduğu mağara en geniş ve en ünlüsüdür. <br><p align="center"><img src="http://www.kavakotel.com/images/antakya/besikli.jpg" ></p><p align="center"><font color="#ff0000"><i><b>Beşikli Mağara</b></i></font></p></font></b></span> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>26 Jun 2007 00:15:42 GMT</pubDate>
		<guid>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002877241</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Harbiye (Daphne)</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002877233</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <b><font face="Tahoma" size="2" color="#ff0000">Hatay&#8217;ın çağlayanlar bölgesi olan Harbiye, 6 km.&#8217;lik bir yolla Antakya&#8217;ya bağlanır. Şelaleleri ile çok serin olduğundan yerli ve yabancı turistlerin ziyaret ettiği bir mesire yeridir. Platonun güneyinden fışkıran kaynaklar, çeşitli şelaleleri meydana getirdikten sonra Asi nehrine karışırlar. Bu şelalelerin Antik çağdaki isimleri Kastalia, Pallas ve Saramanna&#8217;dır. </font></b><p align="justify" style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px"><font face="Tahoma" size="2" color="#ff0000"><span style="FONT-STYLE: normal"><b>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Harbiye&#8217;de yapılan arkeolojik araştırmalardan anlaşılacağı üzere, kazı neticesinde elde edilen buluntulardan M.Ö. 4500-3000 tarihinden itibaren yerleşim yeri olarak kullanıldığı bilinmektedir. <p align="center"><b><font face="Tahoma" size="2" color="#000080"><span style="FONT-STYLE: normal"><img src="http://www.kavakotel.com/images/antakya/harbiye.jpg" ></span></font></b></p><p align="center"><b><font color="#ff0000"><i>Harbiye'den Bir Görünüm</i></font></b></p></b></span></font></p><p><span style="FONT-STYLE: normal"><font face="Tahoma" color="#ff0000"><b><p style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; TEXT-ALIGN: justify"><b><font face="Tahoma" size="2" color="#ff0000"><span style="FONT-STYLE: normal">Hellenistik ve Roma devrinde zengin halk kesimi, Antik çağda da bir mesire yeri&nbsp; olarak kullanılabilmesi için büyük malikaneler ve villalar yaptırmışlardır. Makedonya Kralı büyük İskender&#8217;in generallerinden I. Seleucus Nikator Antakya&#8217;ya kurarken burayı da imar etmeyi ihmal etmemiştir. </span></font></b></p><p style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; TEXT-ALIGN: justify"><b><font face="Tahoma" size="2" color="#ff0000"><span style="FONT-STYLE: normal">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Asıl gelişme Helenistik devri krallarından Antiochus Epiphanos zamanında olmuştur. Bu devirde&nbsp; Apollon mabedi inşaa edilmiştir. </span></font></b></p><p style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; TEXT-ALIGN: justify"><b><font face="Tahoma" size="2" color="#ff0000"><span style="FONT-STYLE: normal">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Roma çağında ilk önce İmparator Pompeus imara başlamış daha sonra diğer imparatorlar tarafından hamamlar, büyük villalar inşaa edilmiş.</span></font></b></p><p style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px; TEXT-ALIGN: justify"><b><font face="Tahoma" size="2" color="#ff0000"><span style="FONT-STYLE: normal">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Antik çağda bütün Yakındoğu&#8217;da Apollo adına düzenlenen yarışlar ve oyunlarla ün kazanan bu yer 1268&#8217;de Memlukluların eline geçtikten sonra bir daha eski parlak dönemine erişememiştir. </span></font></b></p></b></font></span><p></p></p> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>26 Jun 2007 00:17:07 GMT</pubDate>
		<guid>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002877233</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>&#304;ssos</title>
		<category>Blog</category>
		<link>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002877259</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
    	<tr>
        	<td> <b><font color="#ff0000"><i><font face="Bookman Old Style" size="4">&nbsp;</font></i><font face="Tahoma"><span><font size="2">Dörtyol-Erzin arasındadır. İskenderun-Adana karayolunun sol yakasında yer alır. Yoldan görülür. Çevrede su depoları, kemerler, tapınak ve Cenevizlerden kaldığı sanılan bir kale ve liman kalıntıları vardır.</font><font size="2"> </font></span></font></font></b><br><address align="justify" style="MARGIN-TOP: 0px; MARGIN-BOTTOM: 0px"><span style="FONT-STYLE: normal"><b><span><font face="Tahoma" size="2" color="#ff0000">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Payas, Antik dönemde Baias adıyla bilinmektedir. 2. Selim, Sokullu Mehmet Paşa&#8217;yı burada derbent yönetimi kurmakla görevlendirmiştir. Evliya Çelebi, Hac yolu üstündeki Payas&#8217;ta 850 ev bulunmaktadır. Burada, Cenevizlilerden kaldığı sanılar bir kale ve liman kalıntısı bulunmaktadır. <br><p align="center"><img src="http://www.kavakotel.com/images/antakya/issosson.jpg" ></p></font></span></b></span></address> 
            </td>
      	</tr>
 	]]> </description>
		<pubDate>26 Jun 2007 00:22:22 GMT</pubDate>
		<guid>http://rekor.azbuz.com/readArticle.jsp?objectID=5000000002877259</guid>
	</item>
	
	<item>
		<title>Photos (Fotoğraf Albümü)</title>
		<category>Fotograf Albumu</category>
		<link>http://rekor.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000399591</link>
		<description><![CDATA[
		<img src="http://www.azbuz.com/images/rssblank.gif" alt="" border="0"/>
		<table>
			<tr><td>"Photos" başlıklı fotoğraf albümü yaratılmıştır</td></tr>
			<tr><td><a href='http://rekor.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000399591'>
			<img src='http://s.azbuz.com//uploads/p/39/9/591/399591/3838082_s.jpg' alt='' border='0' /></a></td></tr>
		</table>]]> </description>
		<pubDate>19 Apr 2007 11:03:36 GMT</pubDate>
		<guid>http://rekor.azbuz.com/photoContestView.jsp?aId=16000000000399591</guid>
	</item>
	
</channel></rss>